İznik tarihi çok eskiye dayanan, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı’ya başkentlik yapmış çok özel bir kent. Türkiye’de İstanbul ve Diyarbakır’dan sonra surları günümüze kadar ulaşmış üç kentten biri olma özelliğini taşıyor. Çevre illerden ulaşımı kolay olması sebebiyle turistlerin ilgi odağı durumunda. Bu yazımda sizler için kültürlerin buluştuğu bu eşsiz kenti anlattım. Haydi vakit kaybetmeden keşfetmeye başlayalım 🙂
Tarihçe

Şehrin tarihçesi MÖ.2500’lü yıllara kadar uzanıyor. Büyük İskender’in generallerinden 1. Antigonos, MÖ.316’da buraya Anthigonia adını vermiş. Daha sonra Antigonos yine Büyük İskender’in generali olan Lysimachos ile savaşmış. Savaşı Lysimachos kazanmış ve şehrin ismini eşinin ismi olan Nikea koymuş. Şehrin ismi ile alakalı bir de mitolojik efsane var. Şarap ve tarım tanrısı Dionysos, Asconia yani İznik Gölünü’nün perilerinden biri olan Nikea’ya aşık olmuş ve ondan bir kızı dünyaya gelmiş. Dionysos bunun üzerine eşinin ve çocuğunun şerefine şehrin ismini Nikea koymuş ve şehre bereketli üzüm bağları bahşetmiş. Şehir uzun yıllar Bithynia, Roma ve Bizans ( Doğu Roma ) hakimiyetinde kalmış, Hatta 1204-1261 yılları arasında İstanbul Latin İşgalinde kalınca, Doğu Roma’nın başkenti bu süre zarfında İznik olmuş. En nihayetinde 1331’de Orhan Gazi’nin fethiyle birlikte şehrin hakimiyeti Osmanlı Devleti’ne geçmiş.
İznik’e Ne Zaman Gidilir ?

İznik Karasal İklim, Akdeniz ve Karasal İklim’in kesiştiği Marmara İklimi içerisinde yer aldığından,sene boyunca sıcaklık çok fazla değişken olmayan ve ılık diyebileceğimiz bir iklim yapısına sahip. Bu yüzden her mevsim rahatlıkla ziyaret edebilirsiniz. Lakin daha rahat gezmek adına bahar ve yaz aylarını tercih edebilirsiniz.
İznik’e Nasıl Gidilir ?

İznik küçük bir kent olduğundan haliyle havayolu ve demiryolu ile ulaşım imkanı bulunmuyor. İznik’e kara yoluyla ulaşılabilmekte. Bunun için şehirler arası otobüs seferlerini veya özel aracınızı tercih edebilirsiniz. Şehir İstanbul’a 229 km, Ankara’ya 384 km ve Bursa’ya ise 88 km uzaklıkta yer alıyor. Alternatif olarak Yenikapı veya Pendik’ten feribota binip Yalova’ya geçtikten sonra otobüsleri tercih edebilirsiniz.
İznik’te Şehir içi Ulaşım

İznik gezilmesi kolay bir kent. Şehrin bir ucundan bir ucuna yürümek ortalama 15 dk sürüyor. Gezeceğiniz yerler birbirine yakın olduğu için taksi veya minibüs kullanmanıza da gerek yok. Rahat kıyafetleriniz ve yürüyüş ayakkabılarınızın olması yeterli 😉
İznik Gezilecek Yerler
Şehir Surları

Kentin surları girişte de bahsettiğim gibi, İstanbul ve Diyarbakır Surlarından sonra Türkiye’de ayakta kalıp günümüze ulaşabilen üçüncü şehir surları konumunda. Surların yapımı Bithynia Krallığı zamanında başlamış ve Roma döneminde çeşitli eklentiler ile devam etmiş. Surların uzunluğu 4970 metre, yükselikleri 10-13 metre arasında değişiyor. Beşgen bir kompleks halini alan surların üzerinde 114 burç yer alıyor. Şehrin 4 giriş kapısı var. Doğu Kapısı bütün İznik görsellerinde yer alan Lefke Kapı. Lefke bugünkü Bilecik’in Orhaneli ilçesinin eski ismi. Bu kapının tam karşısında İznik Gölü’nün yanında yer alan Göl Kapı var. Bu kapıdan günümüze fazla bir şey kalmamış maalesef. Şehrin Kuzey Kapısı’nın ismi İstanbul Kapı. Güney Kapısının ismi ise Orhan Gazi’nin şehre girdiği kapı olan Yenişehir Kapı.
İznik Yeşil Camii

Camii Osmanlı mimarisinin ilk örneklerinden biri. Yapımı Çandarlı Halil Paşa’nın emriyle 1378 yılında başlamış. İnşaat sırasında paşa vefat edince caminin yapımı oğlu Çandarlı İbrahim Paşa’nın himayesinde 1392 yılında bitmiş. Kurşun kapı tek bir kubbesi bulunan camii, hem sade hem de etkilyici yapısıyla göze çarpıyor.
İznik Müzesi ( Nilüfer Hatun İmareti)

İmarethaneye ismini veren Nilüfer Hatun, 2. Osmanlı Padişahı Orhan Gazi’nin eşi. ilk ismi Holifera’ymış. Bizans Tekfuru’nun kızı iken Orhan Gazi ile evlenince Nilüfer Hatun adını almış. İlerleyen yıllarda hayır işleriyle meşgul olmuş ve bu imarethaneyi de o yaptırmış. Bir diğer anlatıma göre ise, imarethanenin inşası esnasında vefat etmiş ve inşaat oğlu 1. Murat Hüdavendigar’ın himayesinde bitmiş. Cumhuriyet döneminde çeşitli amaçlarla depo olarak kullanılan bina restore edilerek 1960 yılında müze olarak hizmet vermeye başlamış.
Müzenin içinde etnografik eserler sergileniyor. Bahçesinde ise Osmanlı dönemine ait mezar taşları ve arka tarafında ise Roma dönemine ait lahitler yer alıyor. İlerleyen dönemde müzedeki Roma eserleri için ayrı bir müze oluşturulması planlanıyor. Müzenin inşası hala sürmekte. Müzenin giriş ücreti 12.5 TL. Ziyaret saatleri ise 08.00-17.00
İznik Hacı Özbek Camii

Hacı Özbek Camii Osmanlı’da kitabesi bulunan en eski camii olma özelliğini taşıyor. İnşaası 1333-1334 yılları arasında gerçekleşmiş . Küçük,kare planlı bir camii. Aslında daha genişmiş ama 1950’li yıllardaki yol genişletme çalışmaları sırasında bir bölümü yıkıntıdan kurtulamamış.
Süleymanpaşa Medresesi

Medrese’yi Orhan Gazi’nin oğlu, Rumeli Fatihi Süleymanpaşa 1332 yılında inşa ettirmiş. Osmanlı’nın ilk medresesi olma özelliğini taşıyor. Günümüzde içinde çini atölyeleri mevcut.
İznik Ayasofya Camii

Camii ilk olarak MS.7.yy’da Roma’dan kalan bir gimnasium üzerine, Bizans ( Doğu Roma) tarafından bazilika olarak inşa edilmiş. Sultan Orhan Gazi 1331 yılında şehri fethedince, İslam savaş hukukuna uygun olarak camiiye çevirtmiş. Camii Kanuni Sultan Süleyman devrinde Mimar Sinan tarafından detaylı bir tamirattan geçmiş.Ünlü seyyah Evliya Çelebi 1648 yılında şehri ziyaret ettikten sonra seyahatnamesinde burayı ” çarşı içinde üstü kurşunla kaplı minareli mabet” şeklinde tasvir etmiş.
Ayasofya Hristiyanlık tarihi açısından da önemli. 7. Ekümenik Konsil MS,787 yılında imparatoriçe İrene’nin hamiliğinde burada toplanmış ve Hristiyanlık ile ilgili önemli kararlara ev sahipliği yapmış. Örneğin; Paskalya Bayramı’nın günü belli olmuş. Cumhuriyet döneminde müze olarak hizmet veren camii, 6 Kasım 2011’deki Kurban Bayramıyla birlikte ibadete açılmış. Günümüzde hem camii hem müze olarak hizmet veriyor. Giriş Ücretsiz.
İznik Gölü

Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise beşinci büyük doğal gölü olan tektonik bir tatlı su gölü olan İznik Gölü, çevresindeki piknik alanları, yürüyüş yolları ve turistik tesisleriyle turizm açısından oldukça değerli. İznik gezinizin finalini gölün kıyısındaki cafelerden birinde çay-kahve eşliğinde yorgunluk atarak yapabilirsiniz.
İznik Gölü Hristiyanlık tarihi için oldukça önemli olan MS.325 Konsili’ne de ev sahipliği yapmış. Konsil,kalıntıları günümüze ulaşmayan Senato Sarayı’nda gerçekleşmiş. Kısaca bahsetmek gerekirse, İmparator Büyük Konstantin, imparatorlukta bir kargaşa yaşanmaması için tüm Hristiyanlık mezheplerini tek bir çatı altında toplamak istemiş ve bu amaçla MS.325’te İznik’teki Senato Sarayı’nda bir konsil toplamış.
Konsile 2 ana ekolün tartışması damga vurmuş. Antakya Ekolü’nden gelen Libyalı rahip Arius bu ekollerden biri. Kendisi ve yandaşları, İsa’nın tanrı ile tam olarak aynı özden gelmediğini, sonradan yaratılmış olduğunu vurgulayarak ve beşeriyet yönünü ön plana çıkarmışlar. Karşıt görüş ise İskenderiye Ekolü’nden gelen Athanasius ve Eusebius ise bunun tam tersini savunmuşlar. Konsilin sonunda Arius’un görüşleri kabul görmemiş ve aforoz edilmiş. Lakin kısa bir süre sonra İmparator Konstantin kendisini affetmiş. Bu arada çok dillendirilen bir yanlışı da düzelmekte fayda var. 4 Kanonik İncil, yani Matta,Marcos, Luka ve Yuhanna İncilleri bu konsilde seçilmemiş. Bu inciller konsilden çok daha önce Hristiyanlık dünyasında ön plana çıkmış. Yani bütün incillerin bir masa üstünde toplandığı ve sallandıktan sonra üstünde kalan 4 incilin seçildiği anlatısı bir şehir efsanesi 🙂
İznik’te Yeme İçme

İlçede yayın şiş gibi yerel lezzetler meşhur, ama ben Bursa’da öğrencilik yıllarımdan alışık olduğum için Köfteci Yusuf’u tercih ettim. 300 gr köfte, patates kızartması ve kola 45 TL tuttu ( Ağustos 2021). Mekan nezih ve temiz. Servisi de gayet hızlı. Siz de gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.
Evet bir gezimizin daha sonuna geldik 🙂 Bir sonraki yazıda güzel Türkiye’mizin bir başka özel kentini birlikte keşfetmek dileğiyle. Şimdilik hoşçakalın 😉
Anlattıklarımı bizzat görmeniz için İznik vlogumun linkini buraya bırakıyorum. https://www.youtube.com/watch?v=iDPn0j4KmzI
İznik’e gelmişken yakınlardaki Bilecik’e giderek, Osmanlı’nın kurulduğu Söğüt ilçesini ziyaret edebilirsiniz. Söğüt gezi rehberimin linki de burada https://newloggers.com/2022/01/17/osmanli-imparatorlugunun-dogdugu-toprak-sogut/
Çağlar Didman



keyifle okudum, elinize sağlık. uzun bir aradan sonra hatırlamak güzel geldi.
Çok teşekkür ederim Selçuk bey. Beğenmenize sevindim 🙂
Üniversiteye başladigim yil ailemin yanima gelmesiyle gezmeye gitmiştik. Fotoğraflari görünce hem o anlar canlandi hem de ne kadar üstün körü gezdiğimi farkettim. Emeklerine sağlik.
Çok teşekkür ederim Erdemcim. Beğenmene sevindim 🙂