
Mardin Gezi Rehberi
Dicle ve Fırat’ın ortasında, tarihi Mezapotamya topraklarında yer alan Mardin, ülkemizin en çok merak edilen şehirlerinden biri. Şehrin tarihi milattan önce 2000’li yıllara kadar uzanıyor. Hitit, Pers,Roma ve Türk hakimiyetinde kalan şehirde, bu uygarlıkların mirasıyla birlikte binlerce yıl içinde bir kültür mozaiği oluşmuş.
Son zamanlarda Güneydoğu Anadolu turlarının önemli bir parçası olan Mardin’de gezecek birçok yer, tadacak birçok lezzet var. Bu yazımda şehir ile ilgili detayları Mardin Gezi Rehberi başlığı altında sizler için derledim. Keyifli okumalar 🙂
Mardin’e Hangi Mevsim Gidilir ?
Mardin hem karasal iklim ve Akdeniz iklimi’nin yaşandığı bir şehir. Kışın sıcaklık ortalama 3 derece civarında. Kar yağışı fazla görülmüyor. Yazları sıcaklık 30 derecenin üzerinde seyrediyor. Bunaltıcı sıcak ve dondurucu soğuktan etkilenmeden rahatça gezmek için şehre ilkbahar ve sonbahar’da gitmelisiniz. Gerçi bu sene sonbahar uzun yıllardır görülmediği kadar yağışlı geçiyor. Siz siz olun gezerken mutlaka sırt çantanızda bir şemsiye bulundurun;)
Mardin’ e Nasıl Gidilir ?
Şehre özel aracınızla gidecekseniz İstanbul’dan 1448, Ankara’dan ise 1027 kilometrelik uzun bir yolculuğu gitmeyi göze almanız gerekiyor. Siz siz olun karayoluna hiç bulaşmayın:)Mardin’e gitmek için en pratik yol havayolu. İstanbul, Ankara ve İzmir’den her gün karşılıklı seferler var. Uçuş İstanbul ve İzmir’den 1 saat 50 dakika, Ankara’dan ise 1 saat 25 dakika sürüyor.
Mardin’de Nerede Kalınır ?
Açıkçası ben Kızıltepe’de ingilizce öğretmenliği yapmakta olan, üniversiteden bir arkadaşımın evinde kaldığım için konaklama ile ilgili kişisel tecrübelerimi paylaşamayacağım 🙂 Lakin şehirde konaklamak adına pek çok seçenek mevcut. Şehir merkezindeki 5 yıldızlı oteller, eski Mardin’deki konaklar ve butik oteller ve eğer bütçeniz kısıtlı ise polis ve öğretmen evleri de seçenekler arasında. Ancak merak etmeyin, Mardin oteller açısından pahalı bir şehir değil. Günlük 100-250 TL arasında değişen fiyatlarla gayet uygun rakamlara konaklayabilirsiniz.
Mardin’de Şehir İçi Ulaşım
Mardin’de şehir içi ulaşım özel halk otobüsleri ve minibüsler ile sağlanıyor. Önemli mekanlar birbirine yürüme mesafesinde olduğu için toplu taşımaya çok gerek yok açıkçası Midyat, Kızıltepe gibi ilçelere gitmek için minibüsleri kullanıyorsunuz. Ayrıca Dara Antik Kenti,Deyrulzafaran ve Mor Gabriel Manastırlarına gitmek için araba kiralarsanız, sizin için daha ekonomik olacaktır.
Havalimanından şehir merkezine ulaşım için taksi veya minibüsleri tercih edebilirsiniz. Havalimanı’ndan şehir merkezi minibüsle 3.5 TL, taksi ile 40 TL tutuyor. Şehir içi veya Mardin-Kızıltepe arası ulaşım için Şehidiye Camii’nin yanındaki taksi durağındaki Halit’i bulun ve selamımızı iletin. Kendisisi iyi niyetli ve yardımsever. Fotoğraf çekiminde de çok yardımcı oldu bize. Aynı yerlere defalarca turist götürdüğü için uygun açılar konusunda bir hayli tecrübeli. Ayrıca sağ olsun Dara ve Mor Gabriel turumuzda bize taksimetre tutarının %10 u kadar da indirim yaptı. Gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.
Mardin’de Alışveriş

Mardin geziniz esnasında şehri hatırlatacak süs ve hediyelik eşyaların yanı sıra, çeşitli el emeği ürünler ve yerel lezzetleri satın alabilirsiniz. Saç ve cilt bakımı için çok faydalı olan Bıttım Sabunu, leziz mavi badem şekeri, peksimet ekmeği, cevizli sucuk ve bakır-gümüş kahve takımları dönerken yanınızda mutlaka götürmeniz gereken ürünler arasında 😉
Kahve, badem şekeri, lokum ve cevizli sucuk için hem şehir merkezinde hem de Kızıltepe başta olmak üzere diğer ilçelerde de hatta İzmir, İstanbul gibi büyük illerde de şubesi bulunan Artuk Bey‘i tercih edebilirsiniz. 1910 yılından beri faaliyet gösteren köklü bir işletme.Ürün çeşitliliği çok fazla, Hayatımda hiç tatmadığım lokum ve çerez çeşitlerini burada buldum:) Fiyatları da uygun. Mekana girer girmez birşey alıp almadığınıza bakmadan hemen kahve ve badem şekeri ikram ediyorar. Kızıltepe şubesinin üst katında yemek yiyip kahve içebilirsiniz. Kahve çeşidi olarak spesiyel dibek’i tavsiye ederim. Damla sakızlı dibek te oldukça lezzetli bir aromaya sahip 😉 Şekerlemeler için de cevizli sucuk mutlaka almanız gerek diyebileceğim ürünlerden.
Bıttım sabunu ve diğer sabun çeşitleri için Eski Mardin Çarşısı’ndaki Mehmet Yüksel Sabunculuk‘a gitmenizi tavsiye ederim. Hem saç hem cilt bakımı için faydalı pek çok sabun çeşidini uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Mekan siyasetçilerin uğrak noktası ve pek çok ünlünün daimi tercihi olan bir mekan. Sahibi Necmettin abi de çok hoşsohbet ve sıcakkanlı birisi. Kendisiyle fotoğraf çektirdik. Dükkanına asacağına söz verdi 🙂
Bakır işleri için yine eski çarşıdaki Geylani Bakırcılık‘ı tercih edebilirsiniz. Orjinal el yapımı bakır işleri çok kaliteli. Mardin hatırası olarak alıp, ömür boyu keyifle kullanacağunız çok güzel bakır cezve,kahve takımı, lokumluk vs. bulabilirsiniz.
Mardin Festivalleri
Uluslararası Sirk Festivali
Her yıl Eylül ayında Artuklu ilçesinde düzenlenen festivalde, palyaçolar, çeşitli ülkelerden gelen sirk grupları oldukça renkli görüntülere sahip oluyor.
Uluslararası Kiraz Festivali
Her yıl Haziran ayında Yeşilli ilçesinde düzenlenen festivalde, kiraz üreticiler yarışmaya katılıyor. İlk üçe giren üreticilere çeşitli ödüller veriliyor. Ayrıca çeşitli sanatçıların verdiği konserler ve sergilediği tiyatro oyunlara festivale ayrı bir renk katıyor.
Uluslararası Mardin Film Festivali
2007 yılından itibaren her yıl Ekim ayında düzenlenen festivalde,uzun ve kısa metrajlı filmlerin yanısıra belgeseller de izleyici ile buluşuyor. Ünlü yönetmen ve oyuncuların katılımı ile festival daha ilgi çekici bir hale geliyor.
Mardin Bienali
Her yıl Mayıs ayında gerçekleşen bienalde, her yıl değişik bir konu belirleniyor ve bu konuların ışığında üretilen eserler, şehrin farklı mekanlarında sanatseverler ile buluşuyor.
Mardin’de Gezilecek Yerler
Kasımiye Medresesi

Artuklu dönemi eseri olan Kasımiye Medresesi‘nin inşasına Moğol saldırılarından dolayı ara verilmiş. Daha sonra Akkoyunlu hükümdarı Cihangir’in oğlu Kasım tamamlatmış. Ismini de ondan almış. Medrese iki katli, tek bir havlu etrafında camii ve türbe ile birlikte bir ķülliye oluşturacak şekilde yapılmış. Medresenin batısında şafilerin kullandığı dikdörtgen biçimindeki mescit, doğu tarafinda ise sünnilerin kullandığı mescit var.
Rivayetlere göre Kasımpaşa Moğollar tarafından burada katledilmiş. Kız kardeşi onun ölümüne ağıtlar yakarak kanlı gömleğini duvarlara sürmüş. Yüzyıllar geçmesine ve duvarlar defalarca temizlenmesine rağmen izler ilk günkü gibi duruyor.
Mardin Ulu Camii

Şehirdeki en eski camii olan Mardin Ulu Camii 1176 yılında Diyarbakır meliki 2.Kutbüddin Ilgazi tarafından yaptırılmış.Artuklu ve Akkoyunlu mimarisinin özelliklerini taşıyan camii, Timur Istilasında zarar görmüş. Minarelerinden biri yıkılmış. Akkoyunlu, Memlük ve Osmanlı zamanda ciddi tamirat görmüş.
Bütün Artuklu eserleri gibi avlulu olarak tasarlanmış. Avluya doğu ve batıda olmak üzere iki kapıdan giriliyor. Avlunun kuzeyinde geleneksel Artuklu çeşmesi yer alıyor. Diğer Artuklu ve Akkoyunlu eserleri gibi camii enine doğru genişleyecek şekilde yapılmış.Kubbesi Artuklu mimarisinin bir özeliiği olarak dilim dilim.Minaresinde 12 sahabenin isimleri yazılı. Minareyi incelediğinizde üç farklı biçimde süslendiğini göreceksiniz. Bunun sebebi minarenin inşasında Süryani, Ermeni ve Müslüman üç farklı ustanın birlikte çalışması. Bu motif çeşitliliği minareye ayrı bir görkem katıyor.
Zinciriye Medresesi

Medrese, 1385 yılında son Artuklu Sultanı Sultan Necmettin İsa Tarafından yaptırılmış. Mardin Kalesinin hemen altında yer alan iki katlı yapı, bütün Mezopotamya Ovasını ayaklarınızın altına seren eşşiz bir manzaraya sahip. Taş işlemeleriyle estetik zevkinizi okşayan medrese, bir dönem rasathane olarak da hizmet vermiş.
Üst katına normalde çıkmak yasak ama orada bize fotoğraf çekiminde yardımcı olan görevli sağolsun ricamızı kırmayarak bizi çıkardı.Burası Mardin’in en güzel manzarasına sahip. Ayrıca pek çok şarkı klibi ve diziye set olmuş. Ayrıca medresede şehirdeki hemen tüm camii ve medresede göreceğiniz üzere hayat çeşmesi yer alıyor. Çeşmenin ağzı bebeklik dönemini temsilen kısa, orta kısmı gençliği temsilen uzun ve geniş, son kısmı ise yaşlılığı temsilen kısa ve dar. Son kısım ayrıca ölümden sonraki yaşamın bir parçası olan sırat köprüsünü temsil ediyor. Çok ince bir düşünce gerçekten.Mardin’de mutlaka gezmeniz gereken eserlerden.
Kırklar Kilisesi

Kilise 569 yılında Süryaniler tarafından Mor Berham ve kız kardeşi Saro adına inşa edilmiş. Kiliseye Kırklar Kilisesi adını , 3.yüzyılda Hristiyan cemaati üzerinde büyük baskı kuran Roma İmparatoru Dokios’a isyan ettikleri için Sivas’taki bir buz gölüne sürgüne gönderilip ölen kırk askerden alıyor. 1170 yılında kırk askerin kemikleri bulunduğu yerden çıkarılıp getirilmiş ve kiliseye gömülmüş. Yapının büyük avlusu ve çan kulesi öne çıkan bölümlerden. Kilise ayrıca Deli Yürek Bumerang Cehennemi filmine’de ev sahipliği yapmış.
Mardin Müzesi

1942 yılında kurulan Mardin Müzesi 1955’te hizmete açılmış. Asurlular’dan başlayarak Osmanlı İmparatorluğuna kadar, bölgede hakimiyet kurmuş tüm medeniyetlere ait eserlerin sergilendiği müze binası önceleri Antakya Patriği İgnatios Behram Banni tarafından inşa ettirilen Süryani Katolik Patrikhanesiymiş. Arkeoloji ve Etnografya olmak üzere 2 bölümü var. Bölgenin kültürel zenginliğini daha yakından tanımak için mutlaka ziyaret edin.
Mor Gabriel Manastırı

Manastır kurulduğu günlerde bölgenin en önemli dini merkezlerinden birisiymiş. Manastırı’ın ünü Roma ve Istanbul’a kadar uzanmış ve imparatorlardan bağış almış.Manastır aynı zamanda bir egitim merkeziymiş ve kütüphanesi oldukça zenginmiş. Şu an British Library’de bulunan bir el yazmasına göre 6 ve 7. yüzyıllarda burada Homeros’un Ilyada’sı grekçe okunuyormuş.
Süryani inanışına gore oldukça kutsal sayılan yapıyla ilgili ilginç bir inanış ta var. Manastırı’ı imanla 7 kez imanla ziyaret eden kişi Kudüs’ü ziyaret etmiş olarak kabul ediliyor. Mardin gezinizde bu eşsiz kültürel zenginliği mutlaka ziyaret edin.
Deyrulzafaran Manastırı

Süryani inanışını yansıtan en eski yapı olması ile ön plana çıkan Deyrulzafaran Manastırı, MS.5.yüzyılda inşa edilmiş. Manastırın girişinde 52 Süryani Patriğinin heykelleri yer alıyor. Patriklerin mezarları da manastırın içinde. İnanışa göre manastırın olduğu bölgede safran çiçekleri açıyormuş. Bu çiçekler yapıya renk versin diye inşaatın harcında kullanılmış. İsmini buradan alıyor. Mardin gezinizde mutlaka uğramanız gereken duraklardan.
Dara Antik Kenti

Mardin’in Efes’i olarak bilinen Dara Antik Kenti, MÖ.530-570 yılları arasında Iran hükümdarı Darayuvasi tarafından kurulmuş. Daha sonra Iranlilar ve Romalılar arasında el değiştirmiş. Romalılar buraya bir garnizon yapmış. 7.yüzyılda Abbasilerin son olarak ta 15. yüzyılda Osmanlılar’ın kontrolüne girmiş.
Su ana kadar sadece %5’i günyüzüne çıkmış. Kentte kale, zindan,sarnıç,kilise ve kaya mezarları gibi çok çeşitli kalıntılar var. Ayrica dünyanın en eski barajinın kalıntıları da yine burada bulunmuş. Kentteki tüm dini yapılar ince Hristiyanlık öncesi dönemdeki güneşe tapınma inancını temsilen, güneş tapınağı olarak inşa edilmiş. Yapıların içinde güneş ışığının içeriğe girmesi için bir delik var. Ekinoks döneminde bu delikten gelen güneş ışığı ile birlikte özel bir ibadet töreni düzenleniyormuş. Roma İmparatorluğu’nun Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra bütün güneş tapınakları kilise olmuş

Dara Antik Kenti’nin en etkileyici kısmı ise Zindan bölümü. Zindan bölümüne eski bir köy evinin altındaki merdivenlerden iniliyor. Mekan çok iyi ışıklandırılmuş. Oldukça büyüleyici bir görüntü çiziyor.İçeride oldukça dar ve geçmişte burada hapsolan mahkumların çektiği acıları yansıtan küçük tek kişilik hücreler var.Bazı tur programları ilginç olarak grupları buraya sokmuyormuş. Bu da ayrı bir tartışma konusu. Muhteşem bir kültür hazinesi olan Dara Antik Kenti mutlaka ziyaret edin derim.
Mardin Evleri

Mardin’i Mardin yapan en önemli şeylerden biri de taş evleri şüphesiz. Dışardaki sıcak havayı içeriye geçirmeyen bu evlerin ana malzemesi, bölgede yer alan Sarı Kalker taşı. Evlerin hiçbirinin gölgesi birbirine düşmüyor.Yapı malzemesinin gereği olarak evler yazları serin, kışları sıcak oluyor.Evlerin sarmaladığı dar sokaklarda yürürken kendinizi bir Orta Çağ kentinde yürür gibi hissediyorsunuz. İnstagram için yakalayacağınız efsane kareler de cabası 🙂
Hatuniye Medresesi

Medrese, bir diğer adıyla Sitti Radviye Medresesi Artuklu Hükümdarı Kutbettin İlgazi’nin annesi Sitti Raziye hanım tarafından 1177-1185 yılları arasında inşa ettirilmiş. Yapıya yıllar içinde birçok ekleme yapıldığından orjinalliği kalmamış. Lakin iki mihrabı var ki gerçekten çok bir düşünceyle yapılmışlar. Bahsettiğim mihraplar cennet ve cehennem mihrapları. Cehennem mihrabının iki yanında ihlas suresi yer alıyor.
Üzerindeki 9 kapı cehennemi, 6 taş imanın 6 şartını, 32 oluk ise 32 farzını temsil ediyor. 10 baklava dilimi ise cennetle müjdelenmiş 10 sahabeyi işaret ediyor. Vermek istediği mesaj ihlaslı bir yoldan ilerlemez, bencil bir yaşam sürerseniz, cehennemin 9 kapısından birine girersiniz. Cennet mihrabının iki yanındaki taş birbirine geçen motiflerle yapılmış. Bu motifler birlik,beraberlik ve kardeşliği temsil ediyor. 63 yıldız Peygamberimiz HZ. Muhammed’in 63 yaşını, 40 gül Hz. Muhammed’in 40 yaşında vahiy almasını,iki başlı laleler Allah’tan gelip ona gidileceğini, Güneş İslamiyet’in güneşini, 5 taş İslam’ın 5 şartını, 8 oluk ise Cennet’in 8 kapısını temsil ediyor. Mesajı birlik, beraberlik ve kardeşlik içerinde yaşar,İslamın 5 şartını eksiksiz yerine getirirseniz, İslam’ın güneşi sizi aydınlatır ve ışık saçarsınız. Medresede ayrıca Hz.Muhammed’in ayak izi de bulunuyor.
Sakıp Sabancı Kent Müzesi

Sakıp Sabancı Kent Müzesi Mardin tarihi ve kültürünü çok iyi yansıtan küçük ama güzel bir müze. Müzede gezerken Mardin’deki inançların tarihi, günlük yaşam, gelenekler, mutfağı ve geçmişte kullanılan eşya ve silahlara dair ayrıntılı bilgiye ulaşıyorsunuz. Müzedeki günlük yaşam ve meslekleri canlandırmak için yapılan balmumu heykelleri oldukça güzel. Eğer vaktiniz kısıtlı değilse Mardin gezinize burdan başlamanızı tavsiye ederim. Giriş ücreti 5 TL.
Mardin’de Ne Yenir ? Nerede Yenir ?
Mardin Mutfağı ülkemizin en zengin mutfaklarından birisi şüphesiz. Et yemeklerinden sebze yemeklerine, pilavlardan tatlılara kadar çok geniş bir yelpazeye sahip. Mardin Mutfağı’nın başlıca lezzetleri şu şekilde;
- İrok ( kızartılmış içli köfte)
- İkbebet(haşlanmış içli köfte)
- Kaburga Dolması
- Dobo
- Soğan Kebabı
- Sembusek(kapalı lahmacun)
- Kiliçe(mardin çöreği)
- Accin( dana etli bulgur pilavı)
- Zingil(lokma)
- Mırra Kahvesi
- Dibek Kahvesi
Yusuf Usta

Yusuf Usta eski şehir merkezinde Şehidiye Camii’nin hemen yanında yer alıyor. Eski şehir merkezinde kebab ve türevlerini en iyi yapan mekan. Etleri öyle yumuşak ki adeta ağızda dağılıyor. Servisi gayet hızlı. Fiyatları gayet uygun. İki ortalama içecekler dahil 55-60 TL’ye nefis bir öğle veya akşam yemeği yiyebilirsiniz. Burada tavsiyemiz urfa kebabı ve tavuk şiş.
Kebabçı Rıdo

Mardin’de kebap yemek için en doğru adreslerden biri de Kebapçı Rıdo. Küçük iki katlı ve salaş bir mekan. Etlerinin lezzeti bana Balkanlar’da yediğim etleri hatırlattı. Etleri Yusuf Usta’nın etlerine göre biraz daha sert ama yine çok lezzetli. Ayrıca ayranı da ilginçtir ki bardak yerine kasede kaşıkla beraber servis ediyorlar. Bu da ilginç bir detay 🙂 Fiyalar ortlamanın bir tık üstünde ama etin porsiyonu ve lezzetine göre değer. Burada da iki kişi içecekler dahil otlama 70-75 TL’ye yemeğinizi yiyebilirsiniz.
Sultan Sofrası

Hep kebap olmaz biraz da yerel lezzetleri tadalım diyorsanız, aradığınız adres Sultan Sofrası. Eski Mardin’de Zinciriye Medresesi’nin hemen karşısında yer alıyor. Burada tavsiyemiz Mardin Tabağı olacak. Mardin Tabağı’nda etli ekmek, kaburga dolması, mardin türlü, sembusek, içli köfte ve munbar dolması var. Bir tabakta Mardin’in lezzetlerini aynı anda tadabiliyorsunuz. Tabaktaki herşey çok lezzetli ama bizim favorimiz kaburga dolması ve mardin türlü oldu. Mardin Tabağı ve birer içecek ile ortalama 60 TL. Yani gayet uygun.
Sadık Künefe

Yemek üzerine bir tatlı iyi gider veya geziye bir tatlı çay arası verelim diyorsanız, sizi Sadık Künefe’ye alalım 🙂 Mardin merkezden başka Diyarbakır, Batman ve Şırnak’ta da şubesi bulunan Sadık Künefe Hatay’daki künefelerle yarışacak lezzette. Ağızda hoş bir tat bırakan ve oldukça hafif olan künefeler bol şamfıstığı ile servis ediliyor. Burma kadayıfı da meşhur. Bir tatlı ve bir çay 14 TL. Mardin’de tatlı için tercih edeceğiniz en doğru adreslerden.
Keyf-i Teras Cafe

Mezapotamya Ovası’na karşı eşşiz bir manzara, bol çeşitli ve lezzetli yiyeceklerden oluşan enfes bir kahvaltı keyfi… Kulağa oldukça hoş geliyor değil mi ? Keyf-i Teras Cafe size bu imkanları sunan bir mekan. Serpme kahvaltısı oldukça çeşitli, sade, kavurmalı ve pekmezli olmak üzere evet yanlış duymadınız pekmezli olmak üzere 3 çeşit yumurta, 4-5 çeşit peynir, 3 çeşit bal ve daha niceleri:) Özellikle pekmezli yumurta ve yeşil zeytine bayıldık. Herşey çok taze ve lezzetliydi. Çayı da güzeldi. Bir de karşımızda Mezapotamya Ovası’nın engin denizleri andıran manzarası. Daha ne isteyelim 🙂 Servisleri de oldukça hızlı. Daha montumuzu çıkarıp masaya yerleşene kadar masanın hemen tamamını donatmışlardı. Bu eşşiz kahvaltının fiyatı ise kişi başı 25 TL. Gezinize başlamadan buraya bir uğrayp enerjinizi depolamanızı tavsiye ederiz;)
Marangozlar Kahvesi

Bakırcılar Çarşısı’nın sonunda yer alan Marangozlar Kahvesi, şu ana kadar gittiğimiz en otantik kafelerden. Girişini bulmak oldukça zor. Bir 20 dakikamızı aldı:) Mekanın insanın içini huzur dolduran sımsıcak bir havası var. Ortada odun ateşi ile yanan soba, duvarda şirin kitaplıklar,sakin bir ortam ve leziz kahveler. İnsan kahve keyfi için daha ne arar ki. Burada tavsiyemiz damla sakızlı dibek ve menengiç kahvesi olacak. Fiyatlar 2 kişi için ortalama 12 TL. Gezinizin yorgunluğunu atmak için en doğru adreslerden biri.
Mezapotamya Otantik Cafe

Ulu Camii’nin hemen yanında yer alan Mezapotamya Otantik Cafe geziniz esnasında bir kahve molası vermek için ideal. Mezapotamya Ovasının eşşiz manzarası eşliğinde kahvenizi yudumlamak için tercih edebilirsiniz. Kahve menüsü oldukça geniş. Bizim tercihimiz değişik bir aromaya sahip Süryani Kahvesi oldu. Mırra’dan daha az, Türk Kahvesi’nden daha sert bir aromaya sahip. Yorgunluğu gidermek için birebir 😉 Fiyatları da pahalı değil. Ortalama 7-8 TL civarı.
İldo Pastanesi

Yeni Mardin’de yer alan İldo pastanesi Mardin’in en şık mekanlarından. Hayatımda yediğim en lezzetli 5 pastadan birini burada yediğimi söylersem, abartmış olmam. İldo özel. İldo özel beyaz çikolata ve muzdan yapılıyor. Gerçekten çok ama çok lezzetli bir o kadar da hafif. Fiyatı 14 TL. Mutlaka denemeniz gereken bir lezzet.
Not: Gezi Tarihi Mart 2019
Mardin gezim öncesi faydalandığım, Burak Akkul’un Çok Gezenti-Mardin bölümünü bu linkten izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=_r-aRVeOM6I
Güneyin bir diğer mistik kenti Hatay’ı anlattığım şu blog da ilginizi çekebilir. çekebilir. https://newloggers.com/2018/10/25/hatay-gezi-rehberimedeniyetler-besigi-hatay-hakkinda-hersey/
Çağlar Didman



1 Mayısta burada olacağız. Çok iyi oldu bu rehber. Tebrikler.
Teşekkürler Cengiz bey. Geziniz için faydalı olması dileğiyle 🙂