Genel, MEKAN

TEKİRDAĞ’DA BİR MİMAR SİNAN ESERİ: RÜSTEM PAŞA CAMİİ

Tekirdağ Rüstem Paşa Camii

Mimar Sinan, hemen hemen bütün Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında, keskin aklıyla zamanının teknolojisinin ötesine geçerek muhteşem eserler inşa etmiş kıymetli bir üstat. Bu yazıda konumuz,Koca Sinan‘ın değerli eserlerinden ,Tekirdağ/Süleymanpaşa’daki Rüstem Paşa Camii ve büyük ustanın hikayesi olacak. Keyifli okumalar.

Mimar Sinan

Mimar Sinan

Erken Dönem Hayatı

Rüstem Paşa Camii’ni konuşmadan önce yapıyı inşa eden Koca Sinan’ı yakından tanıyalım. Nam-ı diyar Koca Sinan 1488 yılında Kayseri’nin Ağırnas Köyü’nde dünyaya gelmiş. Etnik kökenine dair değişik görüşler mevcut. Ermeni veya Ortodoks mezhebini benimsemiş Karaman Türklerinden olabileceği belirtiliyor. Osmanlı’da devşirilen çocukların Türk dili ve geleneğini öğrenmeleri ve İslam’ı tanımaları için müslüman Türk bir ailenin yanına verilirmiş. Sinan’ın bu şekilde bir ailenin yanına verildiğine dair bir kayıt bulunmuyor. Yine erken yaşlarından itibaren şiir yazarmış. Ailesiyle yazışmaları ve eldeki belgeler ışığında Kayseri-Ağırnaslı olduğu kesin olarak söylenebiliyor. Etnik kökeni tam olarak bilinmese de kendi yazdığı Tezkiretü’l Bünyan eserinde kendisinin devşirildiğini yazmış. Devşirildiği yaş belli değil. 15 veya 22 gibi oldukça geç bir yaşta İstanbul’a geldiği kaynaklarda geçiyor.

Mimarbaşı Olma Süreci

Sinan, Acemi Oğlanlar Ocağı’nda yetiştikten sonra Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran ve Mısır Seferlerinde görev almış. Buralarda İslam mimarisine ait değişik eserleri inceleyerek görgüsünü arttırmış. Ardından yeniçeri olarak Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad ve Rodos fetihlerine de katılmış. 1526’daki Mohaç Seferi’nde gösterdiği yararlılıklardan dolayı Acemioğlanlar Yayabaşısı( bölük komutanı) rütbesini almış. Daha sonraki yıllarda Zemberekçibaşı (bir çeşit ok kullanan yeniçeri ortasının komutanı) ve Başteknisyen olmuş. Kanuni Sultan Süleyman’ın 1533’teki İran Seferi’nde Van Gölü’nün karşı kıyısına geçilmesi için 2 haftada 3 kadırga inşa edip hazırlayarak takdir toplamış. 1538 yılındaki Karaboğdan Seferi’nde Prut Nehri’ni geçmek için bir köprü inşa etmiş. Bu başarısıyla Sadrazam Damat Lütfi Paşa’nın emriyle Başmimar olmuş. O günden ölümüne kadar bütün imparatorluk coğrafyasında camii, han, çeşme, kervansaray.köprü, imarethane, darüşşifa,hamam vs olmak üzere 375 civarı eser vermiş.

En Önemli Eserleri

Bilinen ilk eseri İstanbul Eyüp’teki Ayas Paşa Türbesi, son eseri ise Ayvansaray’daki Kazasker İvaz Efendi Camii. En meşhur eserleri ise; çıraklık eserim dediği Kanuni’nin genç yaşta vefat eden oğlu şehzade Mehmet için yaptığı Şehzadebaşı Camii, kalfalık eserim dediği Kanuni için inşa ettiği Süleymaniye Camii ve ustalık eserim dediği Kanuni’nin oğlu 2.Selim için inşa ettiği Selimiye Camii. Birçok eşşiz eser inşa eden ve ismini yüzyıllar ötesine taşıyan Koca Sinan, 1588 yılında (98-100 yaş civarı) hayata gözlerini yummuş ve Süleymaniye Camii’nin yanında kendi yaptığı türbeye defnedilmiş. İşte bu büyük üstadın yaşam öyküsü özetle bu şekilde.

Rüstem Paşa

Muhteşem Yüzyıl dizisinde Ozan Güven’in canlandırdığı Rüstem Paşa

Rüstem Paşa Camii’nin teknik detaylarına değinmeden önce, camiiyi yaptıran Damat Rüstem Paşa’dan da biraz bahsedelim.

Erken Dönem Hayatı

Rüstem Paşa, yaklaşık 1500 yılında Hırvat asıllı  bir ailenin çocuğuymuş. Saraybosna civarında olan ya Butmir veya Sarajevsko Polje adlı bir köyde dünyaya gelmiş. Üsküdar Mihrimah Sultan Camii haziresinde yatan akrabalarının mezar taşlarında, aile adı Cigaliç olarak geçiyor. Babasının ismi kayıtlarda Abdürrahim,Abdülhamid yahut Mustafa olarak yer alıyor. Sinan (Kaptan-ı Derya Sinan Paşa) ve Nefise adlı iki kardeşi olduğu belirtiliyor.

Devlet Kademesinde Yükselişi

Genç yaşta İstanbul’a getirilip devşirilen Rüstem Paşa’nın Acemi Oğlanlar Ocağı’na ne zaman alındığı bilinmiyor. Burada sivrildikten sonra içoğlanı olarak Topkapı Sarayı’na gitmiş. Enderun’da eğitim görüp yetiştikten sonra rikâb ağası ( sefer ve törenlerde padişahın atının yularından tutan, bakımını yapan görevli) olarak çıkmış. 1526’daki Mohaç Meydan Savaşı’na Silahdar Ağa( padişahın ve sarayın bütün silahlarının bakımından sorumlu olan görevli) olarak katılmış. Gösterdiği yararlılıklardan dolayı Sultan Süleyman tarafından Mirahur ( Has Ahırların başı) rütbesini elde etmiş. Zamanla sivirilerek Diyarbakır ve Anadolu Beylerbeyi’ne yükselmiş. 1539’da Şehzadeler Beyazıt ve Caihangir’in sünnet töreninde, Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan ile evlenerek padişaha damat olmuş.

Paşa Neden Sevilmiyordu ?

Rüstem Paşa’nın Mihrimah Sultan ile evliliği mevzu bahis olunca, yükselmesini önlemek isteyen rakipleri hakkında cüzzamlı dedikodusu çıkarmışlar. Bunun üzerine Kanuni durumu araştırmak üzere saray hekimlerinden Mehmet Halife’yi Diyarbakır’a göndermiş. Hekim, paşa hamamda yıkanırken soğuklukta gömleğini kontrol etmiş ve bit bulmuş.O zamanın tıp bilgisiyle cüzzamlı insanda bit bulunmayacağı yönündeymiş. Böylece paşanın cüzzamlı olmadığı belli olmuş ve sultanla evlenebilmiş. Yalnız bu kez de adı bitli paşaya çıkmış 🙂 Rüstem Paşa önemli bir devlet adamı ve Bosna’dan Diyarbakır’a kadar pek çok eser yaptırmış biriymiş. Lakin Hürrem Sultan ile işbirliği yapıp Şehzade Mustafa’nın katline sebep olduğu düşüncesiyle halk tarafından pek sevilmezmiş. Yine döneminde rüşveti yaygınlaştırdığı ve devlet arazilerini özel mülke çevirip vakıf olarak çocuklarına bırakmakla suçlanmış. En nihayetinde vücutta aşırı şekilde ödem toplamış ve İstiska hastalığından 1561’de vefat etmiş. Türbesi Şehzadebaşı Camii’nin avlusundaki hazireye yer alıyor.

Tekirdağ Rüstem Paşa Camii

Tekirdağ Rüstem Paşa Camii

Mimari Özellikleri

Camii eskiden hamam, medrese, camii,imaret, bedesten kervansaray ve kütüphaneden oluşan bir külliyenin parçası olan . İnşası 1553 yılında bitmiş. Günümüzde külliyeden geriye sadece camii, bedesten ve hamamın bir bölümü kalmış vaziyette.

Rüstem Paşa Camii minaresİ

Kare planlı olan ve düzgün kesme taştan inşa edilen camiinin üzeri tek bir kubbeyle örtülü. Kuzeybatı ucunda 34 metre uzunluğunda yine kesme taştan tek şerefeli bir minaresi var. Keza o dönemde sadece padişahlar 4 minareli camii inşa ettirebiliyormuş. Padişahın ailesi iki minareli, devlet adamları tek minareli camii inşa etme hakkına sahipmiş. Yapının hamisi Rüstem Paşa da devlet adamı olduğu için, tek minareli cami yaptırmış.

Yapıya, mihrap ekseninde yer alan ve yanlarında çokgen nişleri bulunan mukarnaslı, dikdörtgen bordürlü bir taçkapı ile giriliyor. Kapının sedef ve fildişi kakmalarla süslü ahşap kanatları oldukça etkileyici. Kapının her iki tarafında son cemaat yerine bakan dikdörtgen birer pencere var.

Rüstem Paşa Camii de diğer Sinan eserleri gibi ferah ve aydınlık

Dekorasyon Detayları

Süsleme açısından oldukça zengin olan Rüstem Paşa Camii diğer Sinan eserleri gibi son derece aydınlık ve ferah. Kubbenin kenarlarında ve göbeğinde barok tarzda çiçek ve çelenk motifli alçı kabartmalar yer alıyor. Bu süslemelerin Sultan Abdülmecid dönemindeki restorasyona ait.Orjinal süslemeler zaman içerisinde yok olmuş. Caminin minberi sade bir üslupla mermerden yapılmış. Aynalık ve korkuluklarında süsleme için geometrik motifler kullanılmış. Avluda yer alan beşgen çatılı şadırvan,1841 yılında Sultan Abdülmecid restorasyonları sırasında . Camiinin son cemaat yerinde Mimar Sinan’ın yapılarında imza olarak bıraktığı vav harfleri görmek mümkün.

Camiinin içindeki süsleme ve kalem işleri Sultan Abdülmecid dönemi restorasyonlarından kalma

Rüstem Paşa Camii, Mimar Sinan’ın eserlerine meraklı her sanatseverin ziyaret etmesi gereken bir yapı. Gezinizden sonra, bedestendeki mekanımız olan Çağlar Büfe’ye uğramalısınız. Ihlamur ağaçlarının gölgesi ve serinliği altında, çay-kahve limonata ve nefis tostlarımız ile bekleriz;) Şimdilik hoşçakalın 🙂

Kaynak :Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nin ilgili maddelerinden faydalandım.

Camii’yi anlattığım vlogun linkini buraya bırakıyorum https://www.youtube.com/watch?v=DmPbaizA5MY&t=307s

Önemli Sinan eserlerini tanıttığım, Süleymaniye-Şehzadabaşı Gezi Rehberi’ni de mutlaka bir göz atın https://newloggers.com/2019/05/29/istanbul-kesif-rotalari-3-suleymaniye-vefa-kapalicarsi-gezi-rehberi/

Bir Cevap Yazın