
2022’nin sonuna geldik. Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. Yeni bir yıla girerken, yeni yerler keşfetmek ve yeni deneyimler yaşamak en önemli hedeflerimizden biri oluyor. Ben de bu yılki son yazımda, 2023’te tatil planları yapanlar için Orta Avrupanın masalsı kenti Viyana’da mutlaka gezilmesi gereken yerleri kaleme almak istedim. Hepinize şimdiden sağlıklı, mutlu ve bol seyahatli yıllar dilerim 🙂
1-Tiergarten Schönbrunn

Viyana’da mutlaka gezmeniz gereken ilk yer, dünyanın ilk hayvanat bahçesi olan Tiergarten Schönbrunn.Başkent Viyana’da bulunan Tiergarten Schönbrunn, dünyanın ilk hayvanat bahçesi olma özelliğini taşıyor.1752’de imparator Franz I tarafından kurulmuş. 4000 den fazla hayvan türünün yer aldığı kompleks,Berlin hayvanat bahçesinden başka Avrupa’da panda görebileceğiniz tek yer.
2- Belvedere Sarayı

Viyana’da mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri de,Osmanlı’yı Zenta’da mağlup eden Prens Eugen’in emriyle 11668-1745 yılları arasında inşa edilen Belvedere Sarayı. Saray dünyada halka açık ilk müze olma özelliğini taşıyor. 1781 yılında,kompleksin Yukarı Belvedere bölümü halkın ziyaretine açılmış.Belvedere Sarayı ülke tarihi için de oldukça önemli.Avusturya’nın 2.Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlığa kavuştuğu, 15 Mayıs 1955’teki anlaşma burada imzalanmış. Nefis bir sanat müzesi olarak hizmet veren sarayda görmeniz gereken en önemli eser, Viyanalı ünlü ressam Gustave Klit’in The Kiss ( öpücük) isimli tablosu.
3-Schönbrunn Sarayı

Şimdiki durağımız, Viyana’nın yıllık 8 milyon ziyaretçi ile en fazla ziyaret edilen tarihi yapısı olan Schönbrunn Sarayı. Sarayın ismi güzel bahar anlamına geliyor. Bulunduğu yer av alanı olarak kullanılıyormuş. 1693’te imparator Leopold’ün emriyle alana bir saray yapılmasına karar verilmiş. Barok ve Rokoko mimari stillerinin eşşiz bir karışımı olan saray, Habsburg Hanedanının yazlık sarayı olarak kullanılmış. Tiegarten Schönbrunn Hayvanat Bahçesi’nin de yer aldığı dev bir alana yayılan dev sarayın 1441 odası bulunuyor. Bahçesi de en az kend kadar devasa ve etkileyici olan saray 1996’dan itibaren UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde.
4-Viyana Sanat Tarihi Müzesi

Eğer sanat tutkunu bir gezginseniz,Viyana’da mutlaka gezmeniz gereken bir diğer adres Viyana Sanat Tarihi Müzesi. Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında yer alan müze,1891’de imparator I.Franz Joseph’in emriyle mimar Baron Karl Von Hasenauer tarafından yapılmış. Müzede Dürer, Rembrant ve Raphael gibi ünlü sanatçıların eserleri sergileniyor. En etkileyici kısım ise Sanat ve Harikalar Odası adlı 2.Rudolf’un koleksiyonu ve,Rönesans,Barok dönemi eserlerinin sergilendiği bölüm. Müzenin antik Mısır ve Roma koleksiyonu da oldukça dikkat çekici.
5-Aziz Stephan Katedrali

12.yüzyıldan günümüze gelen Aziz Stephan Katedrali, Viyana’nın kalbi diyebileceğimiz Stephanasplatz Meydanında yer alıyor. Avrupanın en önemli Gotik yapılarından olan katedral, şehrin en önemli simgelerinden biri. Oldukça görkemli olan katedralin 4 adet kulesi bulunuyor. Güney cephesindeki 136 metre yüksekliğindeki kule en yüksek alanı. Kuleye çıkmak isterseniz, 343 basamaklı bir merdiveni çıkmanız gerekiyor. Katedralde çeşitli el yazmları, kıymetli taşlarla yapılmış dini eserlerden oluşan bir koleksiyon bulunuyor. Kuzey cephesindeki kule Avrupa’nın 2.büyük çanı olan Pummerin’e ev sahipliği yapıyor . Yapının içerisinde imparator Kutsal Roma-Germen İmparatoru 3.Friedrich ve Osmanlıyı Zenta’da mağlup eden Savoy Dükü Prens Eugen’ in mezarları da yer alıyor.
6-Karl Kilisesi

1716’da yaptırılmaya başlanan Karl Kilisesi, Viyana’nın en büyük yapılarından biri İmparator VI.Charles tarafından vebadan müzdarip halkın kurtulması için ,şehrin koruyucu azizi adına inşa edilmiş. Kilise Roma ve Yunan mimarisinden izler taşıyor. Dış cephesindeki Roma’daki Trojan Sütunu’na benzeyen sütunlar ve antik tapınakları andıran giriş kapısı buna örnek gösterilebilir. İç cephedeki heykel ve kabartmalar yapıya ayrı bir estetik katıyor. Kilisede Cuma ve Cumartesi akşamları halka açık klasik müzik konserleri veriliyor. Eğer denk gelirseniz, kaçırmayın derim.
7- Ferstel Pasajı

Sizi bilmem ama ben gezilerim esnasında mola verirken, estetik bir mimariye sahip pasajlardaki kafelerde çayımı ve kahvemi yudumlamayı seviyorum.Eğer sizde benim gibiyseniz, Ferstel Pasajı’nı mutlaka gezi listenizde dahil edin.Lüks mağaza,cafe ve restoranların yer aldığı pasajda Danube Deniz Kızı Çeşmesi isminde güzel bir çeşme de bulunuyor. Eğer kafanızı kaldırıp çatıyı incelerseniz, sarayları andıran bir manzara ile karşı karşıya kalacaksınız. Boynumun tutulmayacağını bilsem dakikalarca izleyebileceğim bir manzara diyebilirim.
8- Stephansplatz

Viyana’da mutlaka görmeniz.gezmeniz gereken yerlerden birisi de Stephansplatz.Her şehrin kalbi,buluşma noktası olarak tanımlayabileceğimiz bir meydanı veya caddesi bulunur. İstanbul’daki İstiklal Caddesi veya Londra’daki Trafalgar Meydanı buna örnek gösterebiliriz. Viyana’daki Stephansplatz da böyle bir yer. Yaklaşık 1200 yılında açılan meydan, o günden günümüze gelişerek şehrin kalbi konumuna gelmiş. Yukarda bahsettiğim Aziz Stephan Katedrali başta olmak üzere önemli eserlerin yanı sıra, kahvenin merkezi olarak kabul edilen Kaffe Museum, ana alışveriş güzergahlarından olan Karntnerstrasse ve U-Bahn metro istasyonu da yer alıyor. Meydanı özel kılan bir diğer unsursa şehrin sıfır noktasının da burada olması.
9-Hundertwasser Evi

Hundertwasser Evi, Viyana’da görebilceğiniz en ilginç yapılardan biri. Sanatçı Freidensreich Hundertwasser ve mimar Joseph Karawina tarafından yapılmış. Ev Eskpresyonist mimarinin ( sanatçıların yeni malzemeler ilealışılmış formların dışına çıkarak, kendi özgün ifadelerini yansıttıkları mimari akım) önemli örneklerinden biri. Hundertwasser, eserinde Gaudi’nin Barselona’daki eserlerini örnek almış.
Yapıda 53 daire, 16 teras ve 4 dükkan bulunuyor. Apartman içerisinde hali hazırda yaşayanlar olduğu için, serbestçe gezmek mümkün değil. Fakat aşağıdaki hediyelik eşya satan dükkanları gezerek yapının mimari dokusunu keşfedebilirsiniz. Hundertwasser Evi’ni ilginç kılan noktalardan biri toprakla kaplı teraslarında dikili olan ağaçlar. Teraslarda toplam 250 ağaç bulunuyor. Apartman sakinleri pencere önlerini istediği gibi tasarlama imkanına sahip. Bu yüzden binanın cephesinde değişik tasarımları görmek mümkün.
10-Viyana Opera Binası

Viyana’da mutlaka gezmeniz gereken son yer, görkemli mimarisi ve seyirci kapasitesiyle dünyanın en ünlülerinden biri olan Viyana Opera Binası.Eduard von der Null ve August von Sicardsburg tarafından yapılan opera binası,İmparator Franz Joseph ve İmparatoriçe Elizabeth tarafından 1869 yılında açılmış. Beethooven ve Mozart gibi ünlü bestekarların eserlerinin icra edildiği yapı, aynı zamanda konser dışı ziyaretlere de açık.Pazar günleri hariç her gün 09.00-17.00 arasında farklı dillerdeki ( maalesef Türkçe yok)1 saatlik rehberli turlarla yapıyı gezebilirsiniz.
Norveç’in başkenti Oslo’daki görülmesi gereken yerleri anlattıpım şu yazı da ilginizi çekebilir.
https://newloggers.com/2022/11/27/osloda-mutlaka-gormeniz-gereken-10-yer/



“Viyana’da Mutlaka Gezmeniz Gereken 10 Yer” için 2 yorum