
Osmanlı İmparatorluğu kurulduğu tarihten itibaren ilk yayılımını batıya Balkanlara doğru yapmış. Bizans’ın son dönemlerde zayıf durumda olması ve diğer beyliklerle de mücadele etmesi,beyliğin büyüyüp gelişmesini kolaylaştırmış. Beylik Rumeli topraklarında yayılarak orada sağlam bir imparatorluğun temellerini atmış. 1402’deki Ankara Savaşında alınan yenilgiye ve yaşanan Fetret Devrine rağmen buradaki hakimiyeti sayesinde ayakta kalmayı başarmış. Edirne’nin Uzunköprü ilçesi, Osmanlı’nın Rumeli’de kurduğu ilk şehir olma özelliğini taşıyor. Ben de bu vesileyle,geçtiğimiz ay ziyaret ettiğim bu kadim kenti sizlere tanıtmak için bu yazıyı hazırlamaya karar verdim.Keyifli okumalar.
Uzunköprü Tarihçesi

Uzunköprü tarihi Neolitik Çağa (MÖ.8000-5500) kadar uzanıyor. Maslıdere mevkinde yapılan kazılarda, Yunanistan ve Bulgaristan’da görülmeyen çanak-çömlekler bulunmuş. MÖ.1400’lerden itibaren Trak yerleşimi haline gelmiş. MÖ.7.yüzyıldan itibaren sırasıyla Yunan, Pers,Makedon ve Roma hakimiyetine girmiş. 1361’deki Sazlıdere Savaşından sonra, Sultan 1.Murad hakimiyetindeki Osmanlı’ya katılmış.
1427’de Sultan 2.Murad Ergene adıyla şehri kurmuş. Osmanlının Rumeli’de kurduğu ilk şehir olma özelliği taşıyor. 1829-1922 yılları arasında sırasıyla Rus-Bulgar-Yunan işgalinde kalmış. Kurtuluş Savaşı süresince 18 Kasım 1922’de düşman işgalinden kurtulmuş.
Uzunköprü’de Gezilecek Yerler
1- Uzunköprü

İlçeye adını veren Uzunköprü, Sultan 2.Murad’ın emriyle 1427-1443 yılları arasında inşa edilmiş. Mimar Muslihittin Bey tarafından yapılan köprü, 1393 metre uzunluğuyla dünyanın en uzun taş köprüsü olma özelliğini taşıyor. 164 kemere sahip. Yüksekliği 14 metre,genişliği ise 5.5-6.8 metre. Kilit taşında ve ayaklarında gücü sembolize eden aslan ve fil gibi hayvan figürleriyle bitki motifleri yer alıyor. Şu anda restorasyonda olan köprünün yakın zamanda açılması hedefleniyor.
2- Uzunköprü Hürriyet Anıtı

Anıt 11 Aralık 1908’de, Kaymakam Mashar Müfit Kansu ve Belediye Başkanı Hafız İsmail Bey’in 2.Meşrutiyet’in anısına inşa ettirmiş. İlk inşa edildiği dönemde, ön tarafında insanların, sol tarafında ise hayvanların kullanımı için 2 çeşme bulunuyormuş. 1938’de bu çeşmeler ortadan kalkmış.
Anıtın dört bir yanında Fransız İhtilali’nin 4 ana kavramı olan Hürriyet,Adalet, Kardeşlik ve Eşitliğin yazılı olduğu 4 levha yer alıyor. 1964’teki köprü restorasyonu sırasında anıt 1 metre sola kaymış. Bu işlemler sırasında orjinal levhalar kaybolmuş. Zaman içerisinde yıpranınca restorasyona girmiş.2012’de hizmete girse de günümüzde tekrar bakımda.
3- Şehsuvar Bey Camii
Uzunköprü ilçesindeki önemli yapılardan biri de,erken dönem Osmanlı mimarisinin örneklerinden Şahsuvar Bey Camii.Camii hakkında çok fazla bilgi mevcut değil. 15.yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet tarafından yapılmış.Yıllar içerisinde yıpranınca bir hayır sever yeniden yaptırmış. Sadece minare orjinal halinde kalmış.
Camiiye adını veren Şehsuvar Bey ise Sultan 2.Murad zamanında Çirmen Sancak Beyi olup, Uzunköprü ve Ergene’nin kuruluiunda İshak Bey ile birlikte büyük hizmet etmiş. Fatih Sultan Mehmet döneminde Dulkadir Bey’i olmuş. Mısır’da Memluklarla yaptığı savaşı kaybetmiş ve 1472’de Kahire’de idam sonucu hakkın rahmetine kavuşmuş.
4- Uzunköprü Muradiye Camii

Uzunköprü ilçesinin simge yapılarından olan camii, 1443 yılında Sultan 2.Murad’ın emriyle köprüyle beraber hizmete girmiş. Külliyeden günümüze sadece camii kalmış. İmaret ve medrese zaman içerisinde ortadan kalkmış.
Camii ilk yapıldığı dönemde kubbeliymiş. 1621’deki Genç Osman dönemi restorasyonunda kubbe beşik örtülü çatıya dönüşmüş. Dikdörtgen planlı camiide,kesme taştan 5.7 metrelik tek şerefeli bir minare bulunmakta. Camiinin giriş kapısı batıda yer alıyor. Avluda Osmanlı döneminde şerbet servisi yapan sekizgen bi şadırvan mevcut.
5- Aziz İonnis Kilisesi

Uzunköprü ilçesinde keşfedeceğimiz son eser Aziz İoannis Kilisesi. 1875 yılında bölgede yaşayan Rum nüfus Vaftizci Yahya adına inşa etmiş. 3 nefli ve yarım kubbeli kilisenin yapım malzemesi moloz taş.Lakin süsleme için yer yer tuğla da görmek mümkün. Orta nefte Hristiyanlık ile ilgili çeşitli konuları içeren freskler ve yan neflerde ise 12 havarinin tasvirleri yer alıyor. Kilisede 17000’den fazla Rum vaftiz olmuş. 1924’teki mübadelenin ardından Rumların bölgeyi terk etmesiyle atıl vaziyette kalmış. Geçirdiği restorasyonun ardından 2013 yılında tekrar hizmete girmiş. Günümüzde ise kültür sanat merkezi.
Osmanlının kurulduğu toprak olan Söğüt’ü anlattığım şu yazıya da mutlaka göz atın
https://newloggers.com/2022/01/17/osmanli-imparatorlugunun-dogdugu-toprak-sogut/


