İngilizce Çince ve İspanyolca’dan sonra dünyanın en çok konuşulan üçüncü yabancı dili. Bu denli çok konuşulmasının birkaç sebebi var. İngiltere‘nin geçmişteki sömürge politikası, özellikle sanayi devrimi ve sonrasında şirketlerinin yurt dışında faaliyet göstermeye başlaması ve günümüz iş ve eğitim dünyasının globalleşmesi ile birlikte ortak bir dil haline gelmesi buna örnek gösterilebilir.
İngilizce’nin Önemi
İngilizce günümüzde hayatın her alanına entegre olmuş bir dil. Sokak tabelalarından restorant menülerine, cep telefonlarından ürün açıklamalarına, filmlerden iş dünyasındaki yazışma ve toplantılara kadar her yerde aktif olarak kullanılıyor. Günümüz dünyasında İngilizce bilmek hem kültürel yaşamda hem de iş yaşamında pek çok avantajı beraberinde getiriyor. Bu avantajları maddeler halinde özetleyecek olursak;
- Dünyanın farklı kültürlerinden insanlarla iletişim kurabilirsiniz.
- Dünya klasiklerini orjinal dillerinde okuyabilir, filmleri altyazıya ihtiyaç duymadan izleyebilirsiniz.
- Bir çevirmen veya çeviri aracına ihtiyaç duymadan dünyayı özgürce dolaşabilirsiniz.
- İşe kabul sürecinde tercih sebebi olabilirsiniz.
- Okul hayatınızı daha rahat ve başarılı bir şekilde geçirebilirsiniz.
- Profesyonel olarak çevirmenlik ve tercümanlık yaparak para kazanabilirsiniz.
Peki Neden Akıcı İngilizce Konuşamıyoruz ?
Akıcı İngilizce konuşamamanın birden fazla sebebi mevcut. Bunların en önemlisi yanlış eğitim metotları. İlkokuldan üniversiteye kadar geçen süreçte, her eğitim yılı saatlerce ders görmemize rağmen akıcı konuşamıyoruz maalesef. Belki diyalogları anlıyor ve belirli düzeydeki metinleri çeviriyor olsak bile, kendimizi günlük diyaloglarda akıcı bir şekilde ifade edemiyoruz. Yani anlıyoruz ama konuşamıyoruz. Çünkü okulda verilen derslerde genellikle gramere ağırlık veriliyor. Konuşma ve telaffuz ikinci plana atılıyor. Oysa akıcı İngilizce konuşmak için deyim, atasözü argo(slang) ifadelere vakıf olmak ve bol bol pratik yapmak gerekiyor. Maalesef öğrencilere bu yaklaşımda bir eğitim verilmiyor.
Akıcı İngilizce konuşamamamızın bir diğer sebebi de mükemmeliyetçi olmamız ve hata yapmaktan korkmamız. Anadiliniz olmayan, sonradan öğrendiğiniz bir yabancı dilde hata yapmanız gayet doğal. Bu dili konuşan ülkelerde doğmadınız, aile bireyleriniz yabancı değil ve herşeyden önce bu sizin anadiliniz değil. Yani Türkçe’yi konuştuğunuz gibi konuşmanız çok ama çok zor. Bu beceriye sahip olmanız için çok uzun yıllar yurtdışında yaşamanız gerekiyor.Diyalog kurarken odaklanmanız gereken en önemli nokta kendinizi düzgün bir telaffuzla, doğru bir şekilde ifade edebilmek olmalı. Bunu yaptığınız sürece iletişim kurduğunuz kişi yaptığınız ufak yanlışları önemsemeyecektir. Yeterince akıcı konuşamamanın bir diğer sebebi de yeterince çaba gösterip bol pratik yapmamak. Tonlarca para verip haftanın belirli saatlerinde gittiğiniz kurslar tek başına yeterli olmaz. Kurs harici zamanlarda da ekstra çaba sarf etmelisiniz. Sadece belirli vakitlerde çalışmak yerine hayatınızın bir parçası haline getirmeniz gerekiyor.
Akıcı İngilizce Konuşmak İçin 5 İpucu
Akıcı İngilizce konuşmak içinden çıkılamayacak bir durum değil. Belli metotları izleyerek bu sorunu rahatlıkla çözebilirsiniz.
1. Bol bol dinleme pratiği yapın.
Bol bol dinleme egzersizi yapın. Sonuçta anlayamadığınız bir diyaloğa dahil olamazsınız. Bebekken nasıl dil öğrendiğinizi hatırlayın. Önce konuşulan sesleri dinlediniz. Daha sonra bu sesleri taklit ederek konuşmaya başladınız. Yani herşeyin başı dinlemek ve anlamak. Farklı aksanlarda konuşulan farklı konuşmaları dinleyin. Örneğin yabancı filmleri önce İngilizce altyazı ile daha sonra altyazısız izlemeye çalışın.
2. Deyimleri, atasözleri ve günlük ifadeleri öğrenin
Bir konuşma esnasında duraksamadan kendinizi ifade edebilmek için konuşma dilinde sıklıkla kullanılan ve ileri seviyede iletişim kurmanızı sağlayan deyim,atasözleri ve günlük ifadeleri öğrenin.
3. Bol bol okuyun
Ne kadar çok okursanız diliniz o kadar zenginleşir ve seviyeniz yükselir. 300 kelime ile İngilizce konuşmak yerine 2000-3000 kelime ile geniş bir bakış açısı ve bilgi birikimi ile kendinizi ifade edersiniz. Bunu sağlamanın en iyi yollarından biri de sık sık değişik kaynaklardan okuma yapmaktır. Bu sayede kelime hazneniz zenginleşir native yani yaşayan İngilizceyi konuşma konusunda ciddi bir avantaj elde edersiniz.
4. Cambly, İtalki gibi uygulamalardan faydalanın
Eskiden dil öğrenmenin en iyi yolunun yurtdışına çıkıp orda bir süre kalmak olduğu düşünülürdü. Günümüzde ise teknolojinin gelişmesi ile birlikte bu zorunluluk ortadan kalktı. Cambly ve İtalki gibi uygulamalarla uygun ücretler ödeyerek anadili İngilizce olan yabancı hocalar ile birebir görüntülü konuşarak piratik yapabilirsiniz. Eğer bütçeniz kısıtlı ise Facebook ve WhatsApp’taki gruplara dahil olarak, orada edineceğiniz arkadaşlarla Skype üzerinden görüntülü konuşarak akıcı İngilizce konuşma becerinizi geliştirebilirsiniz.
5. İngilizceyi günlük hayatınızın bir parçası haline getirin
Dil öğrenmek sürekli ilgi ve zaman isteyen bir süreç. Üstünde durulmadığı zaman beceriler çok çabuk kaybolabiliyor.Konuşurken duraklamamak ve tıpkı Türkçe konuşur gibi rahat iletişim kurmak için öğrendiğiniz dili hayatınıza entegre etmeniz gerekiyor. Günlük İngilizce gazeteleri okuyabilir, sosyal medya uygulamalarının ve telefonunuzun dilini değiştirebilir veya BBC,CNN gibi haber kanallarını takip edebilirsiniz. Ve herşeyden önemlisi mutlaka her gün 10-15 dakika da olsa yazışma veya konuşma pratiği yapmaya çalışın.
İngilizce konuşmak büyütülecek bir mesele değil. Sadece kendinize inanın ve çaba gösterin. Bol bol pratik yapın.Zaman içinde katettiğiniz yolu görünce kendinize olan güveniniz de artacak. Unutmayın practise makes you perfect( pratik sizi mükemmel hale getirir) 😉 Önerilerimizin dil öğrenme ve geliştirme sürecinize katkıda bulunması dileğiyle. İyi çalışmalar 🙂


