gezi, KEŞİF

Balkanlarda Mutlaka Görmeniz Gereken 7 Eser

Balkanlarda Mutlaka Görmeniz Gereken 7 Eser

Balkan Coğrafyası son yıllarda yakınlığı, dil probleminin çok az olması, bu ekonomik şartlara rağmen ucuzluğu ve konaklama kalitesiyle, Türk turistler tarafından sıklıkla ziyaret ediliyor. Bu yazımda, Balkanlarda Mutlaka Görmeniz Gereken 7 Eser ile gezilerinize gönüllü rehberlik etmek istedim. Keyifli keşifler 😉

Devamını oku: Balkanlarda Mutlaka Görmeniz Gereken 7 Eser

1- Taş Köprü

Üsküp’ün Simgesi Taş Köprü

Balkanlarda mutlaka görmeniz gereken ilk eser Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’ün simgesi Taş Köprü. Köprü 1451-1469 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilmiş. Zaman içerisinde depremlerden hasar gören yapı, 1905 yılında Sultan 2.Abdülhamid döneminde restore edilmiş. 1944’te Naziler tarafından patlayıcı yerleştirilen tarihi köprü, şehrin kurtarılması ile birlikte bu bombaların hasarından korunmuş. Günümüzde sadece yayaların kullanımına açık olan köprü, şehrin eski ve yeni bölgelerini birbirine bağlayan köprülerden sadece biri. Şehirde hem gece hem de gündüz fotoğraflanması gereken muhteşem bir yapı.

2- Alaca(Kalkandelen Camii)

Balkanların en rengarenk ve etkileyici yapılarından Alaca Camii

Balkanlarda mutlaka görmeniz gereken bir diğer eser, Tetova (Kalkandelen) şehrindeki Alaca Camii. Muhteşem süslemeleriyle dikkat çeken camii, 1438 yılında, iki kız kardeş Hurşide ve Mensure hanımların bağışlarıyla yapılmış. Zaman içerisinde yıpranınca, Abdurrahman Paşa tarafından restore ettirilmiş. Süslemeleri oldukça etkileyici. Genel mimari üslup olan seramik süslemeler yerine, çiçek motifleri tercih edilmiş. Bu canlı süslemeleri hazırlamak için 30.000’den fazla yumurta kullanılmış.Süslemelerin içinde Mekke tasviri ve Hz.Muhammed’in türbesi de görülüyor. Camiinin bir diğer farklılığı ise, kubbe örtülü bir çatısının olmaması. Bahçesinde rengarenk çiçeklerin yanı sıra, yapının banileri Hurşide ve Mensure hanımların türbeleri yer alıyor.

3-Mostar Köprüsü

Tüm Balkanların belki de en meşhur yapısı olan Mostar Köprüsü

Balkanlarda mutlaka görülecek eserlerde şimdiki durağımız, coğrafyanın belki de en meşhur yapısı olan Bosna Hersek’teki Mostar Köprüsü. Neretva Nehri üzerinde yer alan köprüyü 1566 yılında Mimar Hayrettin yapmış.1993’teki savaşa kadar 427 yıl kullanılmış. Restore edilen köprü 20004’te tekrar hizmete açılmış ve 2005’te de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş. Günümüzde köprünün doğusunda Müslüman, batısında ise Hırvat nüfus yaşıyor. Eskiden bir kızı isteyen gençler, cesaretlerini kanıtlamak için köprüden korkmadan atlarlarmış. Bugün de atlıyorlar ama kız istemek için değil,bir miktar Euro karşılığında 🙂

4- Belgrad Kalesi

Belgrad Kalesi Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip

Listemizde şimdiki durağımız, tarihte Osmanlı’yı bir hayli uğraştıran Sırbistan’ın başkenti Belgrad’daki Belgrad Kalesi. Kale ilk olarak mö 85 yılında Romalılar tarafından yapılmaya başlanmış. Daha sonra şehirde hakimiyet kuran  Sırp Krallığı ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından kaleye eklemeler yapılmış. Kale Fatih Sultan Mehmet tarafından 1456 yılında kuşatılsa da, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1521’de ele geçirilebilmiş ve 1878 Berlin Antlaşmasına kadar 357 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmış. Kalede Türk izlerini hala görmek mümkün. Bunlardan ilki Stambol yani İstanbul Kapısı.

Belgrad Kalesinin içerisinde Osmanlı’dan kalma savaş malzemelerinin de sergilendiği bir müze mevcut.

Bir diğeri ise Damat Alipaşa Türbesi. Ali paşa 1716’daki  Avusturya-Macaristan ordusuna karşı yapılan PetroVaradin savaşında şehit düştükten sonra buraya defnediliyor. Türbede ayrıca Çeşmeli Hasan Paşa  ve Tepedelenli Selim Paşa’nın da naaşları yer alıyor. Kaledeki diğer br Türk eseri ise Paşa Konağı. Belgrad’ı yöneten Osmanlı Paşaları burada ikamet ettiğinden dolayı konak paşa konağı adını almış. Kalenin içinde bir de askeri müze yer alıyor. Müzenin girişinde açıkhavada 2.Dünya Savaşı’ndan kalma çok sayıda tank ve top sergileniyor. Müzede ise pek çok askeri eşya, zırh ve silahlar meraklısı için görülmeyi bekliyor. Bunların arasında Osmanlı Devleti ile yapılan savaşlardan ele geçirilen askeri eşya ve silahları da görmek mümkün. Kalenin üstünde yer aldığı tepe muhteşem Tuna ve Sava Nehirleri manzarasıyla, Balkanlarda mutlaka görülecek eserlerden.

5- Alexander Nevsky Katedrali

Sofya'daki Alexander Nevsky Katedrali
Bulgaristan’ın milli sembolü olan Alexander Nevsky Katedrali

Balkanlarda mutlaka gezmeniz gereken yapılardan biri de, Bulgaristan ve başkent Sofya’nın sembolü olan Alexander Nevsky Katedrali.Sofya’nın ve Bulgaristan’ın sembolü olan Alexander Nevski Katedrali. Katedral 1904-1912 yılları arasında, Osmanlı İmparatorluğundan ayrılışının bir simgesi olarak inşa edilmiş.3000 metrekarelik bir alan üzerine Neo Bizans stilinde inşa edilen yapının projesinde, 40 kadar mimar görev almış. Kilise Bulgar halkı için bir ibadethaneden çok milli bir simge konumunda.

6- Beyaz Kule

Selanik’in simgesi olan kule Osmanlı zamanında,muhtemelen Sultan 2.Murat döneminde yapılmış

Balkanlarda mutlaka gezmeniz gereken bir diğer eser Yunanistan’ın Selanik şehrindeki Beyaz Kule. Kule Sultan 2.Murad’ın şehri fethetmesinden sonra,eski Bizans kulesinin yerine inşa edilmiş. Bazı kaynaklar kulenin Kanuni zamanında yapıldığını ve Mimar Sinan tarafından tasarlandığını söylüyor. Zamanında savunma kulesi ve hapishane olarak kullanılmış. 1826’daki yeniçerilerin ortadan kaldırılması esnasında, buraki yeniçeriler bir hayli işkence görmüş ve katledilmiş. Kule bu yüzden kanlı kule olarak da biliniyor. 1912’de Yunanlar Balkan Savaşları sonucunda şehri tekrar ele geçirmek için kuleyi beyaza boyamışlar. İsmi buradan geliyor. Günümüzde müze olarak kullanılıyor. Terasından muhteşem bir şehir manzarası izleyebilirsiniz.

7- Sultan Murat Türbesi

Savaşta meydanında şehit düşen tek Osmanlı padişahı olan Sultan I.Murad’ın iç organları Kosova Piriştine’deki savaş alanına defnedilmiş ve üstüne türbe yapılmış

Balkanlarda mutlaka görmeniz gereken 7 eser listesinde son durağımız,Kosova Priştine’deki Sultan Murat Türbesi. Osmanlı Devleti’nin 3. padişahı Sultan 1.Murat Hüdavendigar, 1389’daki Kosova Savaşı’nda Sırplara karşı zafer kazandıktan sonra savaş alanını geziyormuş. O esnada Sırp asilzadelerinden , despotun damadı Miloş Obilic müslüman olacağını ve önemli bilgiler vereceğini söyleyerek sultana yaklaşmış. Biraz konuştuktan sonra aniden sakladığı hançerle sultanı ağır yaralamış. Obilic orada paramparça edildikten sonra Sultan Murat hemen tedaviye alınmış. Lakin yara çok ağır olduğu için kurtarılamamış ve savaşta şehit düşen tek padişah olmuş. Orada vefat eden sultanın iç organları çıkarılıp şehit düştüğü yere gömülmüş ve üstüne bir türbe inşa edilmiş. Zaman içerisinde pek çok onarım geçirmiş. Türbenin sorumlusu Buhara Türkü bir aile. Günümüzde hala bu ailenin fertleri türbede görevli . Her yıl pek çok Türk,balkanlardaki tek padişah türbesi olan yapıyı ziyaret ediyor.

Avrupa’da vizesiz gidilebilecek şu yazıma da mutlaka bir göz atın 😉

https://newloggers.com/2017/12/28/avrupada-vizesiz-gidilebilecek-5-guzel-ulke/

Trt’de yayınlanan, dünyada Türkçe insanların şehirlerini anlattıkları programın bu bölümünde Üsküp anlatılmış. İlginizi çekebilir. https://www.youtube.com/watch?v=_I3KerjZ2ME

gezi

Osmanlının Son Yıllarına Damgasını Vuran Mekan: Yıldız Sarayı

Yıldız Sarayı Osmanlının son dönemi için oldukça önemli bir mekan

İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde yer alan Yıldız Sarayı, Osmanlı İmparatorluğunun son yıllarında pek çok önemli olaya şahitlik yapmış. Son dönemin 2 önemli ismi Sultan 2.Abdülhamid,Sultan 5.Murad ve Sultan Vahdettin burada ikamet etmiş. Ayrıca, 93 harbi buradan idare edilmiş, 31 Mart Ayaklanmasından sonra Sultan Abdülhamid hal edilmiş. Yine Sultan Vahdettin ve Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a gitmeden önce burada görüşmüş. Bu yazımda size Yıldız Sarayı’nı ana hatlarıyla anlatacağım. Keyifli okumalar.

Yıldız Sarayı Tarihçesi

Sarayın bulunduğu alan padişahların av sahasıymış

Beşiktaş’ın Yıldız Tepesi’ne inşa edilen Yıldız Sarayı Barok,Art Nouveau ve Neo-Klasik gibi farklı mimari tarzlardaki yapılardan oluşuyor. Bölge Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren padişahların av sahası olarak kullanılmış. Sarayın bulunduğu alana ilk yapıyı Sultan 1.Ahmed inşa etmiş. Onun inşa ettirdiği kasrın ardından, Sultan 3.Selim de annesi Mihrişah Sultan için bir kasır ve babası Sultan 3.Mustafa için bir çeşme inşa ettirmiş. Çeşme bugün sarayın has bahçesinde görmeniz mümkün.

Sultan 2.Mahmud Asakir-i Mansure-i Muhammed ordusunun talimlerini takip etmek için sık sık buraya gelirmiş. Yine sultan burada yapılan ok ve güreş müsabakalarını izliyormuş. Oğlu Sultan Abdülmecid annesi Bezmi Alem Valide Sultan için yeni bir kasır inşa ettirmiş. Daha sonraki yıllarda Sultan Abdülaziz Garabet Balyan’a Büyük Mabeyn Köşkü ve Çit Kasrı gibi yapıları inşa ettirerek yapıyı genişletmiş. Yıldız Sarayı esas önemini Sultan 2.Abdülhamid döneminde kazanmış. Onun döneminde çevredeki arazileri devlet almış ve yapı devasa bir kompleks haline dönüşmüş ve 33 yıl boyunca devletin idare merkezi olmuş.

Saray Bölümleri

1- Set Kasrı

Yıldız Sarayına girişte bizi ilk karşılayan yapı olan kasır cuma selamlıklarını izleyen yabancıları ağırlarmış

Yıldız Sarayı gezimizde gözümüze ilk çarpan bine sol taraftaki Set Kasrı. Burası Büyük Mabeyn Köşkü’nün hemen arkasında yer alıyor. Set Kasrı, Sultan 2.Abdülhamid Han’ı ziyarete gelen önemli yabancı konukların şaşalı Cuma selamlıklarını izlediği mekanmış. Sultan 2.Abdülhamid Han Cuma namazlarını hemen kasrın karşısındaki Hamidiye Camii’nde kılarmış. Sultanın Cuma selamlıkları bir hayli gösterişli olup ,yabancıların ve bilhassa önemli devlet adamlarının da ilgisini çekermiş. Set Kasrından bu törenleri izleyenler arasında Alman İmparatoru 2.Wilhelm ve Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph de yer alıyor.

2- Yıldız Hamidiye Camii

Camii Cuma namazlarını saraydan ayrılmadan kılmak isteyen Sultan 2.Abdülhamid için yapılmış

Camii Yıldız Sarayı girişine çıkan yokuşun sağ tarafında yer alıyor. Saraydan uzaklaşmak istemeyen Sultan 2.Abdülhamid Han’ın Cuma selamlıkları için 1881-1885 yılları arasında yaptırmış. Mimarı Sarkis Balyan olarak gözükse de, Dolmbahçe Sarayı’ndaki arşiv kayıtlarına göre Rum mimar Nikolaidis Jelpulyo’dur.

Camii Neo-Gotik ve Oryantalist üsluba sahip. Normalde Selatin yani sultanların inşa ettirdiği camiler 2 minarelidir. Burada tek minare ve tek şerefe yer alıyor. Dikdörtgen yapılı camii 16 penceresiyle oldukça iyi ışık alan,aydınlık bir mekan olarak göze çarpıyor. Marangozlukta oldukça mahir olan Sultan 2.Abdülhamid, hünkar mahfilinin kafes kısmını bizzat kendisi yapmış. Camii 21 Temmuz 1905’teki Cuma selamlığı çıkışı sultana karşı tertiplenen mehşur suikastin gerçekleştiği yer. Düzenekleri İsviçre’den parça parça getirilip,Belçikalı suikastçi Edward Jorris tarafından hazırlanan bomba düzeneği oldukça etkili olmuş. Sultan namaz çıkışı Şeyhülislam Hâlidefendizâde Cemâleddin Efendi ile beklenenden daha uzun konuşmuş. Bu sayede kurtulmuş. Lakin o gün alandaki 26 kişi ölmüş, 58 kişi de yaralanmış.

3-Yaveran Dairesi

Yaveran Dairesi sultanın yaverlerinin ikamet ettiği mekan

Artık saraydan içeri giriyoruz. Valide Kapısı’ndan girdiğimiz zaman,bizi 1.Avlu karşılıyor. Burada Yaveran Dairesi,Büyük Mabeyn Köşkü,Çit Kasrı ve Silahhane ( günümüzde kütüphane) yer alıyor. Silahhane gezi güzergahına göre sonda yer aldığı için onu sona saklıyorum. Yıldız Sarayı 1.Avludaki keşfedeceğimiz ilk bina Yaveran Dairesi. Sultanın yaverlerinin ikamet ettiği bu binayı, Sultan 2.Abdülhamid Han ünlü mimar Raimondo d’Aranco’ya yaptırmış. Bina aynı zamanda telgrafhane ve şifrehane olarak da hizmet vermiş. Binanın sol tarafında, padişah ve harem halkının güvenliğini sağlayan tüfekçi başının odası yer alıyor. Bina da Sultan Vahdettin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun öncesi görüştüğü odalardan biri yer alıyor. Yaveran Dairesi şu an ziyarete kapalı.

4- Büyük Mabeyn Köşkü

Sarayda en çok etkilendiğim yer Büyük Mabeyn Köşkü oldu

Şimdiki durağımız,Yıldız Sarayı kompleksinin belki de en etkileyici yapısı olan Büyük Mabeyn Köşkü. Yıldız Sarayı’nın en önemli yapılarından Büyük Mabeyn Köşkü. Büyük Mabeyn padişahın özel kalem müdürlüğü anlamına geliyor.1866 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Sarkis Balyan’a yaptırılmış. Sultan 2.Abdülhamid döneminde, resmi ziyaret ve davetlere ev sahipliği yapmış. Burada sultan ile görüşecek misafirler ağırlanıpve protokol kuralları hakkında bilgi veriliyormuş. Yine binanın üst katında, Plevne Kahramanı Gazi Osmn Paşa’ya ait bir daire de mrvcut. Sultan 2.Abdülhamid Han paşaya çok önemsediğinden,kendi yanında bir daire tahsis etmiş. Üst kat demişken şu detayı da atlamayalım. Sultan özel alanından aşağıya inerken elindeki tespihi merdivenlerin trabzanlarına sürtermiş. Böylece binevi gelişini haber verirmiş.Bu sayede devlet yetkilileri kendilerine çeki düzen verme imkanı bulurmuş.

Köşk önemli misafirleri ağırlamış. 1884’te Avusturya-Macaristan veliahtı Rudolf ve eşine, 1889’da ise Alman İmparatoru 2.Wilhelm burada kalmış. Köşk günümüzde dönem dönem Cumhurbaşkanlığının kabul törenleri için kullanılıyor.

5-Çit Kasrı

Sultanla görüşmek isteyenler bu binada 4 farklı birim tarafından güvenlik soruşturmasından geçiyormuş

Büyük Mabeyn Köşkünden çıkışta bizi Çit Kasrı karşılıyor. Bu bina Sultan Abdülaziz döneminde yabancı elçilerin ağırlanması ve yüksek düzeydeki devlet toplantılarını gerçekleştirmek için inşa edilmiş. Sultan 2.Abdülhamid döneminde ise sultanla görüşmek isteyen veya şüpheli görülen kişilerin sorgulandığı 4 bölüm yer alıyor. Her bölümde sorgu yapılıyor ve 4 bölümden de onay çıkarsa kişi sultan ile görüşebiliyormuş. Günümüzde bu bölümlerde farklı temalar oluşturulmuş şekilde sultanın özel koleksiyonlarına ait sancak,yazı takımı,maket,vazo,seramik vs eserler sergileniyor. Bu 4 odanın sonunda ise sultanın onaydan geçen misafirlerini yönettiği Arz Odası yer alıyor. Yine Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine damga vuran 1877-1878 Rus Savaşı (93 Harbi) da bu binada idare edilmiş. Arz Odası’nın çıkışında ise ferman,berat,arz ve hatların yer aldığı küçük bir bölüm mevcut.

6.Limonluk

Sultan 2.Abdilhamid bitkileri çok sevdiğinden limonluk adı verilen seralar yaptırarak buralarda sıklıkla vakit geçirirmiş

Çit Kasrı’ndan çıkıp 2.avluya geçmeden bizi Sultan 2.Abdülhamid’in limonluğu karşılıyor. Limonluk bir çeşit sera. Sultan bitkileri çok sevdiğinden bu tarz alanlarda vakit geçirirmiş. Yine bu alanlara çeşitli havuz ve çeşmeler yaptırır ve mahrem konuşmalarını su sesi eşliğinde gizlilikle yürütürmüş. Buradaki seranın bir benzerini,şehzadeyken ikamet ettiği Maslak Kasrı’nda da yaptırmış.

7- Küçük Mabeyn Köşkü

Küçük Mabeyn Köşkü yakın tarihimizin çok önemli 2 olayına ev sahipliği yapmış

Yıldız Sarayı gezinizde göreceğiniz en ilginç bölümlerden olan Küçük Mabeyn Köşkü’ne varıyoruz. Burada Sultan 2.Abdülhamid Han ve son padişah Sultan Vahdettin’in yaşam alanları mevcut. Sultan 2.Abdülhamid’in hal edildiği oda,Sultan Vahdettin’in Atatürk ile Samsun’a gitmeden 15 Mayıs’ta son kez görüştüğü oda en önemli bölümler.Burada aynı zamanda Sultan 2.Abdülhamid’in özel fotoğraf koleksiyonu da yer alıyor. Atatürk ile Sultan Vahdettin’in görüştüğü oda üst katta yer alıyor. Görevliler sıkı takipte olduğundan çok kısa bir görüntü çekebildim 🙂 Binadan çıkarken ise Sultan 2.Abdülhamid’in hal edildiği meşhur oda yer alıyor.

Sultan 2.Abdülhamid’in hal edildiği oda

31 Mart Ayaklanmasın’dan 2 hafta kadar sonra Yeşilköy’de toplanan Meclis-i Milli,240 milletvekili ve 34 ayanın ortak kararıyla Sultan 2.Abdülhamid’in tahttan indirilmesine karar vermiş. Bu kararı sultana Yıldız Sarayı Küçük Mabeyn Köşkündeki bu odada;Bahriye Feriki Ahmet Fikret,Selanik milletvekili Yahudi Emmanuel Karasso,Draç milletvekili Arnavut Esat Toptani ve Ayan Ermeni Aram tebliğ etmiş. Bu olayı tasvir eden, videoda da yer alan tabloyu ise son halife Abdülmecid Efendi yapmış. Tabloda Karasso’nun elinin cebinde hazır olduğunu görüyoruz. Bu, iyi bir nişancı olan sultanın silahını kullanmaması için bir tedbir olarak ifade ediliyor.

8- Hünkar Kasrı

Kasır saray kompleksini oluşturan en eski binalardan

Hünkar Kasrı Yıldız Sarayı içerisindeki en eski binalardan.Sultan 2.Mahmud,Yıldız korusunun zirvesinde geniş bir bahçe içerisinde küçük bir köşk inşa ettirmiş,etrafına da bir bahçe yaptırmış. İstanbul’u ve Boğaziçi’ni tamamen gördüğü için adına Yıldız Kasrı adını aldığını biliyoruz. Bu köşkün mimarı Garabet Balyan’dır. Sultan Abdülmecid babasının yaptırdığı bu köşkün yerine annesi Bezmi Alem Sultan için 1842’de Kasr-ı Dilkuşa’yı yaptırmış. Bugünkü Hünkar Kasrı denilen yapının esasını bu yapı oluşturuyor. Sultan 2.Abdülhamid ailesi ile beraber buraya yerleşince bu daire artık Hünkar Sofası ismini almış.

9-Harem

Sarayın harem bölümü küçük gruplar halinde ve rehber eşliğinde gezilebiliyor

Hünkar Sofas’ndan sonra Yıldız Sarayı Harem Bölümüne varıyoruz.Sarayın bu bölümünü en fazla 50 kişilik gruplar halinde ve rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz. Bu arada sarayda müze kart geçmekle beraber, her bölümde kullanılamıyor. Örneğin Küçük Mabeyn Köşkü’nde yok. Oradan geçmeden de buraya giriş yok.

Girişte çeşitli yüzyıllarda ( ağırlıklı olarak 19.yüzyıl) hünkar ailesinin kullandığı mobilyaları, ikinci bölümde Kadın Efendi Dairesi ve Cariyelerin eğitim gördüğü odaları, çıkışta ise Sultan 2.Abdülhamid’in özel hamamını geziyorsunuz. Sultan Vahdettin dönemine kadar saray kütüphanesi de bu kompleksteymiş. Daha sonra bugünkü binaya taşınmış. Harem çıkışında hemen oradaki kafede birşeyler içip Has Bahçe’yi gezebilirisiniz.

10-Has Bahçe

Yıldız Sarayı has bahçesi şehirdeki muadilleri içinde en huzur verici olanı

Yıldız Sarayı gezinizi sonlandırmadan önce burada mutlaka vakit geçirmelisiniz. Has Bahçe çeşitli ağaç ve çiçeklerle süslü cennet gibi bir alan. Ortasında bir de yapay gölet yer alıyor. Gölete yukardan baktığınızda Osmanlıca Abdülhamid şeklinde olduğunu görüyorsunuz. Bu gölette Sultan 2.Abdülhamid Han’ın kayığıyla gezinti yaptığını biliyorsunuz. Göletin üstünde köprü de yer alıyor. Yine bu alanda Mihrişah Sultan Kasrının temelini, Sultan 3.Selim’in babası 3.Mustafa için yaptırdığı çeşmeyi de görmek mümkün. Has bahçenin ileriki kısımlarında dolunay seyretmek için kullanılan seyir terası yer alıyor. Hasbahçede sultana ait ceylan ve antilop gibi serbestçe dolaşan hayvanların ve kafeslerde bakılan Turnalar gibi kuşların varlığını biliyoruz. Hasbahçenin sağ tarafında şu an ziyarete kapalı olan Marangozhane yer alıyor.

11-Silahhane (Kütüphane)

Saray kütüphanesi buraya kapanıp saatlerce okuma hevesi veriyor

Yıldız Sarayı gezimizde son durağımız günümüzde kütüphane sergisi için kullanılan silahhane binası. Beşik tonozlu olan yapıda, Sultan 2.Abdülhamid Han’a ait kitaplar bir araya gelmiş. Kitaplar İstanbul Üniversitesi gibi çeşitli kurumların envanterine geçmiş. Yıldız Sarayı müze olarak açılınca bu eserleri uzmanlar tek tek tespit etmiş ve burada bir araya getirmiş. İçlerinde Kanuni Divanı çok kıymetli yazma eserler mevcut.

Yıldız Sarayı ile ilgili anlattığım bölümlerin detayları ve dahası için şu Talha Uğurluel hocanın şu videosuna bir göz atın derim.

https://www.youtube.com/watch?v=guxLJKXa0SU&t=4061s

Osmanlıya 400 yıl ev sahipliği yapan Topkapı Sarayı’ndaki gözden kaçırmamanız gereken detaylar için bu yazımı mutlka okuyun 😉

https://newloggers.com/2023/08/04/topkapi-sarayinda-gozden-kacirmamaniz-gereken-8-nokta/

gezi

Yurtdışı Seyahatlerinizde Bunları Yanınıza Almayın !

Yurt dışı seyahatlerinizde fazlalıkları evde bırakarak rahatça gezebilirsiniz.

Seyahat hazırlığının en can sıkan ve panik yaptıran kısmı valiz hazırlamak olsa gerek. Hatta uzun bir yolculuk öncesi valiz hazırladığınız gece:”Acaba az kıyafet mi aldım? Bir tişört daha alsam mı?” cinsinden sorular kabusunuz olabilir. Bu yazımda, yurt dışı seyahatlerinizde yanınıza almamanız gereken şeyleri 8 madde halinde listeledim. Keyifli okumalar 🙂

Okumaya devam et “Yurtdışı Seyahatlerinizde Bunları Yanınıza Almayın !”