gezi, KEŞİF

İstanbul’daki En Güzel 10 Camii-2

İstanbul’un en güzel 10 camiisi

Merhaba. Mübarek Ramazan ayını yaşadığımız bu günlerde, şehirlerdeki kutsal mekanları ziyaret etmek oldukça önemli. İstanbul bu açıdan oldukça zengin bir kent. Geçtiğimiz senelerde İstanbul’daki en güzel 10 Camii listesi oluşturmuştum. Bu yazımda seriyi devam ettirmek istedim. Herkese keyifli okumalar ve hayırlı Ramazanlar.

1-Ayasofya Camii

Ayasofya Camii Üst Galerinin manzarası

Ayasofya Camii tüm ihtişamıyla İstanbul’un hatta dünyanın en güzel  yapılarından biri. İsmi  kutsal bilgelik anlamına geliyor. Fatih Sultan Mehmet’in kılıç hakkı ve Osmanlının Camii-i Kebir’i olan Ayasofya, kilise olarak inşa edilmiş. Günümüzdeki Ayasofya 3.Ayasofya aslında.İlk Ayasofya’nın inşasına 337 yılında İstanbul’u Roma’nın başkenti ilan eden ve Hristiyanlığı resmi din olarak kabul eden  imparator 1.Costantin tarafından başlanmış ve 360 yılında oğlu 2.Costantin döneminde tamamlanmış. Ahşap çatılı olan yapı bir isyan sırasında yanmış. İkinci Ayasofya 415 yılında İmparator Theodosius tarafından yaptırılmış. Lakin 532’deki Nika ayaklanması sırasında isyancılar tarafından yakılıp yıkılmış. Üçüncü Ayasofya ise İmparator Justinanus’un emriyle mimarlar Antemios ve İsadoros tarafından 537’de yapılmış.

Fotoğrafta gördüğünüz kalın minareler,Mimar Sinan tarafından kubbeyi desteklemek için yapılmış.

Fatih Sultan Mehmet’in önderliğindeki Osmanlı Ordusu 29 Mayıs 1453’te şehri fethedince, yapı camiiye dönüştürülmüş. Ayasofya Camii’nin 4 adet minaresi bulunuyor. Bunların tuğla renginde olanı Fatih, hemen arkasındaki oğlu 2.Beyazıt, sağındaki 2 kalın minare de 2.Selim döneminde yapılmış. Bu 2 kalın minare dış cephedeki fil ayakları, Mimar Sinan tarafından yapıyı koruma amacıyla yapılmış.Zira ilk inşasından beri sıkıntılı bir yapı olan Ayasofya Camii’nin kubbesi defalarca çökmüş. Bu sebepten, Osmanlı döneminde birkaç kez kapsamlı restorasyon geçirmiş.

Kubbede Nur Suresi’nin 35.Ayeti yer alıyor. Dev levhalarda ise Allah cc,Hz Muhammed, 4 halife ve peygmberimizin torunları Hasan ve Hüseyin’in isimleri yazıyor.

Camiinin içerisinde girdiğimizde ilk görmemiz gereken, Nur Suresi 35.Ayet’in işlendiği ihtişamlı kubbesi. Kubbenin yüksekliği 55.6 metre,çapı ise kuzey-güney yönünde 31,80,doğu-batı yönünde 30.86 metre.Kubbenin 4 yanında serafim melekleri yer alıyor. Meleklerden birinin yüzü Fossatti restorasyonları sırasında açılmış. Yine Apsis’te,( kilise döneminde doğu yönündeki ibadet alanı), bugün çekilen örtülerden dolayı görülmeyen Meryem Ana ve Çocuk İsa figürü var. Bu figürün sağında elinde dünya küresini tutan baş melek Cebrail as yer alıyor. Camiideki en etkileyici unsurlar ise Sultan Abdülmecid döneminde yapılan,Kazasker Mustafa İzzet’in yazdığı 7.5 metre çapındaki metal levhalar. Levhalarda Allah cc, Hz.Muhammed,4 halife ve peygamberimizin torunları Hasan-Hüseyin’in isimleri yer almakta. Görülmesi gereken diğer önemli öğeler ise Sultan 3.Murat’ın yaptırdığı minber ve müezzin mahfili, Sultan 3.Ahmet’in hünkar mahfili,mihrabın her iki yanında yer alıp Kanuni tarafından Macaristan’dan getirilen dev şamdanlar ve Sultan 1.Mahmut’un yaptırdığı kütüphanenin Ya Fettah şeklindeki enfes kapı tokmağı.

Ayasofya Camii anlat anlat bitmez.Birçok gizli sembolü de bünyesinde barındırıyor. Bunları anlattığım videoyu bu linke tıklayarak izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=rBYIjmswles

2-Yeni Camii

Yeni Camii Osmanlı hanedanının yaptığı son büyük camii

İstanbul’daki en güzel camiilerden bir diğeri Eminönü’nde yer alan Yeni Camii. Camii Osmanlı hanedanı tarafından yaptırılan son büyük camii olma özelliğini taşıyor. Yapımı 1597’de Sultan 3.Murad’ın eşi Safiye Sultan’ın emriyle başlamış. Tamamlanması ise 1665’te Sultan 4.Mehmet döneminde annesi Hatice Turhan Sultan’ın çaba ve bağışlarıyla mümkün olmuş. Bu bağlamda Osmanlı’da yapımı en uzun süren camii ünvanını da kazanmış.İnşası hayli masraflı olup ek vergiler gerektirince, halk arasında Zulmiye olarak da anılmış.

Camiinin mimarları inşaya başlayan Mimar Davut Ağa ve tamamlayan Mimar Dalgıç Ahmet Ağa. Camiideki kubbe yüksekliği vurgusu oldukça önemli..Bu anlamda Mimar Sinan’ın Şehzadebaşı’nda ve Sedefkar Mehmet Ağa’nın Sultanahmet’te kullandığı kubbe yapıları esas alınmış. Fakat kubbeninin piramit tarzı yükselmesi kendine has bir özellik taşıyor. Üçer şerefeye sahip 2 minaresi olan camiinin kubbesi dışarıdan 36 m, içeriden 17.m yüksekliğinde. 4 yarım kubbe ile desteklenen ana kubbe 4 fil ayağı üzerine oturmuş. Çini işlerinin güzelliği ile ön plana çıkan camii, valide sultan türbesi, hünkar mahfili,çeşmesi sebili ve Mısır Çarşısı ile bir kompleks meydana getiriyor. İlk yapıldığı dönem lebi derya olsa da, zamanla denizin doldurulmasıyla biraz içerde kalmış.

3-Kalenderhane Camii

Kalenderhane Camii Fetihten sona camiiye dönüştürülen önemli yapılardan

Kalenderhane Camii 12. yüzyılda kilise olarak (Aziz Akateleptos Kilisesi) inşa edilmiş. Bizans mimari geleneğine bağlı olarak kare içinde haç planlı bir plana sahip.Daha önce çeşitli nedenlerden dolayı zarar görmüş. En son yapı Komnenos hanedanı tarafından 12.yüzyılda yaptırılmış. Latin İstilasında İtalyanlara tahsis edilmiş. Bu esnada yan nefler yıkılmış, Fransisken Mezhebinin kurucusu Aziz Francesco adına freskler yapılmış.

Yapı İstanbul’un fethinden sonra Kalenderhane dervişlerine tahsis edilmiş. 18. yüzyılda Darüssade Ağası Beşirağa tarafından tamir ettirilerek camiye çevrilmiş. Vakfiyesinde yapının medrese ve yetimler için yemekhane olarak kullanıldığı yazıyor.1930 yılındaki bir fırtınada büyük hasar görmüş ve minaresi yıkılmış. 1966-1972 yılları arasında İtü ve Harvard Üniversiteleri işbirliği ile restore edilmiş ve tekrar ibadete açılmış.

4- Gül Camii

Gül Camii’nin ismiyle alakalı 2 ayrı görüş var.

Gül Camii Bizans Imparatoru 1. Basileos tarafindan 9.yuzyilda kilise olarak inşa ettirilmiş. Ayasofya’daki Isa ikonasinin indirilmesini engellemeye çalışan Thedosia adlı bir kadın bu hareketinden dolayı öldürülmüş. Daha sonra azize ilan edilerek cesedinin kalıntıları bu kiliseye konmuş. O yüzden Hagia Thedosia Kilisesi olarak ta anılmış.İstanbul’un fethi esnasında şehirleri için dua eden Bizans halkı burada toplanarak bütün yapıyı gülle donatmiş. Yapıya giren Osmanlı askerleri bu manzara karşısında şaşkına dönmuş. İkinci bir iddia da halk burada Gül Baba adlı bir evliyanın yattığına inanması. Yapı 1489’da Sultan 2.Beyazıd döneminde camiye çevrilmiş ve adı Gül Camii olmuş.

5- Zeyrek Camii

Zeyrek Camii fetihten sonra kurulan ilk medreseye ev sahipliği yapmış

Zeyrek Camii. Yapı Bizans İmparatorluğu’nun en büyük manastırlarından olan Pantokrator Manastırıymış. İmparator 2.Ioannes Komnenos’un eşi İmparatoriçe Eirene tarafından 1136 yılında yaptırılmış. İstanbul’un Fethinden sonra yapı Camii’ye çevrilmiş Adını bünyesinde kurulan medresede görev yapan ilk muderris (öğretmen ) Molla Zeyrek Mehmet Efendi’den almış.Camii’nin hemen yakınında bir de sarnıç bulunuyor. Efsaneye göre bu sarnıçta cadılar yaşar ve her gece şehirde dolaşıp korku salarlarmış. Ayrıca camii yakınlarında yıllardır açıklanamayan çığlık sesleri duyuluyor.

Zeyrek Camii’nin bugün park olan arazisi geçmişte ahır olarak kullanılıyormuş. Ahırın içinde oldukça korkutucu bir su kuyusu bulunuyormuş. Hatta denilene göre bu kuyunun altında bir de mahzen bulunuyormuş. Eskiden buraya hayvanlarını bağlamaya gelenler oldukça çekinirmiş. Nedeni ise geceleyin burada korkunç çığlıkların duyulmasıymış. Günümüzde burası park olmasına rağmen bu çığlıkların hala duyulduğu söyleniyor.

Zeyrek ile ilgili bir efsane daha var. Camii’nin hemen yanında bulunan Sarnıçta konsolos denilen cadılar yaşarmış. Kisin zemheri gecelerinde bu cadılar mağaralarından çıkarak at arabalarına biner, şehri dolaşır ve seher vakti dönerek sarnıçta kaybolurlarmış.

6- Fenari İsa Camii

Fetih’ten sonra camiiye dönüştürülen yapı,son Bizans hanedanaının mezar şapeliymiş

İstanbul’daki en güzel camiiler listemizde ilermelemeye devam ediyoruz.Şimdiki durağımız,Fenari İsa Camii. Fatih ile Çapa semtlerinin arasında, Vatan Caddesi’nin kenarında yer alıyor. İmparator VI. Leon zamanında donanma komutanı olan Konstantin Lips’in kurduğu manastırın kilisesi olarak 907 yılında inşa edilmiş ve Hz. Meryem’e adanmış. Zamanla yapıya bazı eklemeler yapılmış ve Palaiologos hanedanının mezar yeri olarak düzenlenmiş. 1303’te İmparatoriçe Theodora, 1306’da oğlu Konstantinos ve 1332’de II. Andronikos ta buraya defnedilmiş. Bizans’ın son dönemlerinde oldukça önemli bir dini merkez olan yapı, Hz.Meryem’in doğum günü yortusunda bütün saray erkanının toplanma mekanı oluyormuş. Sultan 2.Beyazıt zamanında Kazaasker Alaaddin Ali Efendi tarafından camii’ye çevrilmiş. Rivayete göre Bizans’ın ve Osmanlı’nın gizli belgeleri buradaki bir mahzende saklanıyormuş.

7- Eyüp Sultan Camii

Eyüp Sultan Camii ismini Hz.Muhammed’e evini açan Ebu Eyüp el-Ensari’den alıyor

İstanbul’daki en güzel, manevi atmosferi en yüksek camiilerden biri Eyüp Sultan Camii. Camii hem Hz.Muhammed’i evinde misafir etmiş, İstanbul’un fethine ( Emevi ordularıyla)katılmış Ebu Eyüp el-Ensari’nin türbesini barındırması , hem de Osmanlı Padişahlarının kılıç kuşanma mekanı olmasıyla oldukça önemli. İstanbul’un fethinden 5 yıl sonra 1458’de,Fatih’in hocası Akşemseddin’in el-Ensari’nin mezarının bulmasının ardından,buraya bir külliye inşa edilmiş.

Eyüp Sultan haziresi pek çok önemli ismin mezarını bünyesinde barındırıyor. Sokollu Mehmet Paşa Türbesi

Camiinin 2 şerefeli 2 minaresi bulunuyor. Dikdörtgen planlı camiinin kubbesi 17.5 metre çapında ve mihrabı çıkıntılı. Minareler ilk yapıldığı dönem nispeten daha kısaymış. 18. yüzyılda Sultan III.Ahmet döneminde bugünkü haliyle inşa edilmiş. 1766 depreminde ciddi zarar gören camii,Sultan III.Selim’in emriyle minareler dışında tekrar inşa edilmiş. 1823’te Haliç tarafındaki minare yıldırım düşmesi sonucu zarar görünce, Sultan 2.Mahmut döneminde tekrar inşa edilmiş. Külliye kutisiyeti sebebiyle pek çok önemli ismin kabrine de ev sahipliği yapıyor. Sultan V.Mehmet,Adile Sultan,Mihrişah SultanSokollu Mehmet Paşa,Siyavuş Paşa, Lala Mustafa Paşa bunlardan başlıcaları.

8- Kılıç Ali Paşa Camii

Mimar Sinan Camiiyi inşa ederken Ayasofya’nın planını esas almış

Tophane Meydanı’nda yer alan Kılıç Ali Paşa Camii, 1581 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş. Koca Sinan’ın son eserlerinden biri olan camii, camii,hamam,medrese ve sebilden oluşan külliyenin bir parçası. Camii  İtalyan asıllı Balıkçı bir ailenin oğlu olan ve Napoli’ye papaz olmak için giderken Cezayirli korsanlar tarafından yakalanarak Turgut Reis’e getirilen Luka Galani. Galani daha sonra müslüman olmuş ve Kılıç Ali adını alarak Kaptan_ı Derya rütbesine kadar yükselmiş. Rivayete göre Kılıç Ali Paşa Padişah 3.Murat’tan camii yaptırmak için bir yer istemiş.Padişah ta kaptan-ı derya olduğu için camiiyi denize yaptırmasını söylemiş. Paşa da denizi doldurarak camiyi inşa ettirmiş. Ayasofya’nın planının geliştirilmiş bir örneği olan camii, dikdörtgen biçiminde ve pencere üstleri çinilerle süslü. Rivayete göre Osmanlı’ya esir düşen Ünlü Don Kişot romanının yazarı İspanyol Cervantes bu caminin inşaatında çalışmış.

9- Yıldız Hamidiye Camii

Camii Sultan 2.Abdülhamid’in Cuma selamlıkları için inşa edilmiş

İstanbul’daki en güzel camiilerden biri de, Yıldız Hamidiye Camii.Camii Yıldız Sarayı girişine çıkan yokuşun sağ tarafında yer alıyor. Saraydan uzaklaşmak istemeyen Sultan 2.Abdülhamid Han’ın Cuma selamlıkları için 1881-1885 yılları arasında yaptırmış. Mimarı Sarkis Balyan olarak gözükse de, Dolmbahçe Sarayı’ndaki arşiv kayıtlarına göre Rum mimar Nikolaidis Jelpulyo’dur.

Camii Neo-Gotik ve Oryantalist üsluba sahip. Normalde Selatin yani sultanların inşa ettirdiği camiler 2 minarelidir. Burada tek minare ve tek şerefe yer alıyor. Dikdörtgen yapılı camii 16 penceresiyle oldukça iyi ışık alan,aydınlık bir mekan olarak göze çarpıyor. Marangozlukta oldukça mahir olan Sultan 2.Abdülhamid, hünkar mahfilinin kafes kısmını bizzat kendisi yapmış. Camii 21 Temmuz 1905’teki Cuma selamlığı çıkışı sultana karşı tertiplenen mehşur suikastin gerçekleştiği yer. Düzenekleri İsviçre’den parça parça getirilip,Belçikalı suikastçi Edward Jorris tarafından hazırlanan bomba düzeneği oldukça etkili olmuş. Sultan namaz çıkışı Şeyhülislam Hâlidefendizâde Cemâleddin Efendi ile beklenenden daha uzun konuşmuş. Bu sayede kurtulmuş. Lakin o gün alandaki 26 kişi ölmüş, 58 kişi de yaralanmış.

10- Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii

Üryanizade Camii enfes bir boğaz manzarasına sahip

İstanbul’daki en güzel camiiler listemizde son durağımız Kuzguncuk’taki Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii. Boğaza nazır yapıdaki camii muhteşem bir manzaraya sahip. Dikdörtgen planlı olan camiinin yapı malzemesi ahşap.1860 yılında, rivayetlere göre 40 günde yapılmış. Minaresi de ahşap ve tek şerefeli. 2013 yılında restorasyon geçiren camii, 2017 yılında tekrar ibadete açılmış.

Serinin birinci yazısını aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

https://newloggers.com/2018/06/06/istanbuldaki-en-guzel-10-camii/

gezi, KEŞİF

İSTANBUL KEŞİF ROTALARI-3: SÜLEYMANİYE-VEFA-KAPALIÇARŞI GEZİ REHBERİ

"Süleymaniye-Vefa-<yoastmark

Süleymaniye-Vefa-Kapalıçarşı Gezi Rehberi

 İstanbul öyle bir şehir ki; gezmeye ve keşfetmeye ömür yetmez. Her seferinde, çok iyi biliyorum dedğiniz semtlerde bile yeni süprizlerle karşınıza çıkabiliyor. Bu bazen salaş ama çok leziz yiyecekler sunan küçük bir lokanta, bazen dar sokaklardan geçerken aniden karşınıza çıkan eşşiz bir manzara olabiliyor.  Bu yüzden bir gezi rehberi ile gezmek en doğrusu.

 İstanbul’u kısa ziyaretlerde ve kısa zamanda hakkıyla keşfetmek mümkün değil. Bunu yapmanın en iyi yolu şehri rotalara ayırarak gezmek. Biz de bu bu amaçla çıktığımız yoldaki 3. rota ile karşınızdayız. Bu yazımızda sizinle birlikte Süleymaniye-Vefa-Kapalıçarşı Gezi Rehberi ile rotayı keşfe çıkacağız. Öyleyse hadi vakit kaybetmeden gezmeye başlayalım.

Süleymaniye-Vefa Tarihçesi

 Suriçi İstanbul’un en önemli semtlerinden biri olan Süleymaniye, Süleymaniye Camii ve Külliyesi ve Şeyhülislamlık makamının burada bulunması ile birlikte 16.yüzyılın 2. yarısından sonra devrin ilmiye sınıfına mensup kişilerin evlerinin yer aldığı, tabiri caizse bir alimler semti haline gelmiş. Süleymaniye, özellikle Tanzimat Fermanı’ndan sonra batılılaşma hareketlerinden ötürü şehrin cazibe merkezinin Galata ve Beyoğlu’na kayması ile birlikte eski önemini yitirmiş. 1950’li yıllardan sonra ise şehrin yoğun göç almasıyla birlikte semtin genel görünümü oldukça değişmiş. İhtişamlı konakların yerini derme çatma evler almış.

 İstanbul’un ruhunu hissedebileceğiniz en özel semtlerinden biri de Vefa. Vefa da tıpkı Süleymaniye semti gibi ilmiye sınıfına mensup alimlerin ve devlet adamlarının konaklarının yer aldığı müstesna bir semtmiş. Semtin adı ise Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından Konya’dan getirtilen göçmenlerle birlikte İstanbul’a gelen Şeyh Ebu’l Vefa’dan geliyor. Ayrıca son mezarının yeri meçhul olan Bizans İmparatoru Konstantin’in Dragenes Paleologos’un mezarının burada olabileceğine dair rivayetler de söz konusu.

Süleymaniye-Vefa-Kapalıçarşı Gezilecek Yerler

Kalenderhane Camii

"<yoastmark

 Camii 12. yüzyılda kilise olarak inşa edilmiş. Bizans mimari geleneğine bağlı olarak kare içinde haç planlı bir plana sahip.Daha önce çeşitli nedenlerden dolayı zarar görmüş. En son yapıyı Komnenos hanedanı, 12.yüzyılda yaptırmış. Latin İstilasında İtalyanlar’a kalmış. Bu esnada yan nefler zarar görmüş, Fransisken Mezhebinin kurucusu Aziz Francesco adına freskler yapılmış.

 Yapı İstanbul’un fethinden sonra Kalenderhane dervişlerine tahsis edilmiş. 18. yüzyılda Darüssade Ağası Beşirağa tamir ettirilerek camiye çevirmiş. Vakfiyesinde yapının medrese ve yetimler için yemekhane olarak kullanıldığı yazıyor.1930 yılındaki bir fırtınada büyük hasar görmüş ve minaresi yıkılmş. 1966-1972 yılları arasında İtü ve Harvard Üniversiteleri işbirliği ile restorasyon geçirmiş ve tekrar ibadete açılmış.

Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii
Süeymaniye Camii

 Büyük usta Mimar Sinan‘ın İstanbul’a kazandırdığı eşşiz eserlerden biri olan Süleymaniye Camii 1551-1557 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman‘ın tahta çıkışının 30.yılı anısına inşa edilmiş. Temel inşası 3 yıl camii inşası 7 yılda bitmiş. Camii’de 4 minare ve 10 şerefe yer alıyor. 4 minare Kanuni’nin istanbul’un fethinden sonraki 4.padişah, 10 şerefe ise Osmanlı İmparatorluğu’nun 10. padişahı olmasını simgeliyor.

 Camii’nin ana kubbesini ayakta tutan 4 sütun mevcut. Sütunların bir tanesi Artemis Tapınağı’ından , bir tanesi İstanbul’da bulunan bir dikilitaştan, iki tanesi de Mısır’dan gelmiş. Bu 4 sütun İslam’ın 4 halifesini simgeliyor.Mihrap ve Minberi tıpkı Sultanahmet Camii’nde olduğu gibi Marmara Adası’ndan özel olarak gelmiş. Camii’nin eşşiz İznik  Çinileri ile kaplı duvarları ve sedef kakma ile yapılmış pencereler ile vaiz kürsüsü özel olarak incelemelisinz. Camii’nin hat işlerine Ahmet Karahisari başlamış ama onun kör olmasından sonra öğrencisi Hasan Çelebi çalışmaları tamamlamış. Mihrabın iki yanına Fatiha, kubbeye ise Nur Suresi’ni işlemiş.

 Mimar Sinan’ın dehasını Camii’nin yapım tekniklerinden anlamak mümkün. Camii’nin farklı  noktalarına koyduğu tuğla ve küplerin arasına boşluklar bırakmış. Bu sayede binanın muhteşem akustiği ortaya çıkmış.Usta ayrıca kandillerden çıkan islerin tek bir odada toplanmasını sağlamış. Böylece binanın kirlenmesini önlemiş ve bu islerden mürekkep elde etmiş . Gel de ustanın dehasına ve ileri görüşlülüğüne hayran olma ! Süleymaniye Camii’ni detaylarıyla anlattığım vlogumu izlemek için tıklayın. 

Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan Türbeleri

Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan Türbeleri
Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan Türbeleri

 Süleymaniye Camii’nin içerisinde yer alan Kanuni Sultan Süleyman Türbesi 1566 yılında Mimar Sinan Tarafından yapılmış.  Zarif mermerm süslemeleri ve çini işleriyle oldukça etkileyici bir görünüme sahip. Türbenin giriş kapısnın üzerinde ise Hacerr’ül Esvet taşı var. Türbede Sultan Süleyman’dan başka Sultan 2. Süleyman, Sultan 2. Ahmet, Mihrimah Sultan, Asiye Sultan, Rabia Sultan ve Saliha Valide Sultan da yatıyor.

 Hürrem Sultan Türbesi ise 1558 yılında yine Mimar Sinan tarafından yapılmış. Türbenin planı dıştan sekizgen, içten onaltıgen olacak şekilde tasarlanmış. Türbede mercan kırmızısı bitkisel motifi, firuze ve lacivert rengi kullanılmış. Ayrıca Türk çini sanatında pek yeri olmayan siyah renk de mevcut.

Mimar Sinan Türbesi

"<yoastmark

 Mimar Sinan Türbesi, Süleymaniye Camii’nin kuzey doğu ucunda 1588 yılında kendisi tarafından inşa edilmiş. Süleymaniye’de, İstanbul Müftülüğü’nün sütunlu kapısından çıkınca hemen solda, Fetva Yokuşu ile Mimar Sinan Caddesi’nin kesiştiği köşede yer alıyor.Türbenin yanında bulunan Mimar Sinan’ın evi ile sıbyan mektebi günümüze ulaşamamış. Süleymaniye Külliyesi haziresinde bulunan Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan türbeleri ile Mimari Sinan’ın türbesi karşılaştırdığınızda, Sinan’ın türbesinin oldukça basit ve mütevazı olduğu görüyorsunuz.  Yapı, son derece ahenkli ölçülerle, adeta bir yüzük taşı gibi bulunduğu üçgen alanın en uç noktasına oturmuş. Türbenin çevresini iki yönden yüksek çevre duvarları kuşatıyor.Yukardan kuş bakışı baktığınızda, büyük ustanın kalfalık eserim dediği Süleymaniye’ye imzasını attığını görmek mümkün .

Ayrancı Sokak

Ayrancı Sokak
Ayrancı Sokak

 İyi bir gezi rehberi şehrin orjinal mekanlarını,sokaklarını da tanıtmalı. Şimdiki adresimiz Ayrancı Sokak tam da böyle bi yer. Eski İstanbul’un orjinalliğini koruyarak günümüze ulaşabilmiş az sayıda sokağından biri olan Ayrancı Sokak, yaklaşık 180 yıllık bir geçmişe sahip. İstanbul Müftülüğü’nün bulunduğu yokuştan aşağı inerek ulaşılabiliyor. Eski Osmanlı tipi evleri görmek ve hemen bitimindeki eşşiz bir Haliç Manzarası izlemek için mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Şeyh Ebu’l Vefa Camii

Şeyh Ebu'l Vefa Camii
Şeyh Ebu’l Vefa Camii

 Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’un fethinden sonra şehri Türkleştirmek için Konya’dan getirdiği halk arasında Şeyh Vefa da varmış.Fatih bu zat için ilk olarak bugün Vefa Lisesi’nin bahçesinin olduğu yerde bir ibadethane yaptırmış. Daha sonra bugünkü  Şeyh Ebu’l Vefa Camii ve yanına da çifte hamam yapılmış. Yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1476.

 1481-1490 yılları arasında 2.Beyazıt medrese,derviş odaları,mutfak ve kütüphane yaptırarak burayı bir külliyeye dönüştürmüş. 1909 yangınında büyük zarar görmüş ama tamiratı 1.Dünya Savaşı nedeniyle yapılamamış ve yıllar içerisinde harabeye dönüşmüş. Günümüzdeki haliyle yapım tarihi ise 1994.

Vefa Kilise Camii

"<yoastmark

 Vefa Kilise Camii ( Molla Gürani Camii) İstanbul’un Fethinden sonra şehirde camiiye dönüştürülen ilk kilise. Eski adı Hagios Theodoros. 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş. Yapı ilk olarak 7. yüzyılda inşa edilmiş. Bugünkü hali ise 11. yüzyıl,1. Aleksios Komnenos dönemine ait. Yapının inşasında tuğla ve taş ana malzemeker. Dış görünüşü ile kiliseden çok bir sarayı andırıyor. Kilise haç planlı ve haç kollarının keşistiği yere kubbe yer alıyor. 1204’teki Haçlı İstilasında zarar görmüş ve restorasyon geçirmiş . Fetih’ten sonra Fatih’in hocası ve Şeyh’ül İslam Molla Gürani camiiye çevirmiş. Şu an restorasyon nedeniyle ziyarete kapalı.

Vefa Bozacısı

Vefa Bozacısı
Vefa Bozacısı

 İstanbul’un tarihe tanıklık eden, unutulmaz lezzet duraklarından biri de Vefa Bozacısı.Büyükbaba Hacı Sadık Bey 1870’te Kosova Prizren’den şehre geldiğinde Bozanın akışkan, koyu renkli ve ekşimsi tadında bir değiliklik yapmaya karar verir. Bozayı evde kendi imkanları ile günümüzdeki gibi koyu kıvamlı, açık sarı ve hafif ekşimsi biçimde yapar ve bakır güğümlere doldurarak kış geceleri satmaya başlar.Zamanla bozasının yeni kıvamına alışan İstanbulluların talebi artar ve bu da Hacı Sadık Bey’i cesaretlendirip motive eder. 6 yıl sonra 1876 yılının Eylül ayında Vefa semtindeki dükkanını açar.

 Bu eşşiz lezzetin tadını korumak için yıllar boyu üretimi kendisi yapar. Kendisinden sonra nesilden nesile aktarılan bu eşşiz lezzet, geleneksel tadını koruyarak damaklarımızı şenlendirmeye devam ediyor.

Bozdoğan Kemeri (Valens Kemeri)

Valens Kemeri
Valens Kemeri

 Aksaray’dan Unkapanı’na giden yolu kesen Bozdoğan Kemeri , Şehzadebaşı ile Fatih arasında yer alıyor. Bozdoğan Kemeri’n,, Bizans İmparatoru Valentius yaptırmış. Romalılar devrinde Hadrianus’un şehirde bazı su tesisleri yaptırdığı biliniyorsa da, kemerin daha sonra 364-378 yılları arasında yaptırıldığı kabul ediliyor. Kemerin inşa sebebi ise Bayezid ile Fatih semtleri arasındaki çukurun ortadan kaldırılarak şimdiki üniversitenin bahçesindeki büyük havuza su depolamakmış. Kemerin orjinal uzunluğu 971 metre ama günümüze 921 metresi ayakta kalmış.

Kapalıçarşı

"<yoastmark

 Kapalıçarşı 47.000 metrekare alan üzerine 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in emriyle inşa edilmiş.Camiisi, türbesi, mektebi ile şehir içinde şehir gibiymiş adeta. Zaman içinde yapılan eklemelerle daha da genişlemiş. Bedestenlerinin tüm geliri Fatih’in emriyle Ayasofya’ya aktarılıyormuş. En ihtişamlı dönemine Kanuni döneminde ulaşmış. O dönemde çarşıda 4399 dükkan, 2195 hücre( küçük dükkan), 24 han, 497 dolap, 12 mahzen,10 mescit,16 çeşme ve iki şadırvan bulunuyormuş.

 Yapıların büyük kısmı çeşitli dönemlerde büyük zarar görmüş. 1894 yılındaki depremle neredeyse kullanılamaz hale gelmiş. Sultan 2.Abdülhamid’in yaptırdığı restorasyon günümüze ulaşmış.Cevahir Bedesteni, Sandalcılar Bedesteni , Kalpakçılar caddesi ve bir pazarı çarşının önemli bölümlerinden. Çarşının altında Ayasofya,Sultanahmet hatta Yedikule’ye uzanan dehlizlerin olduğunu biliyoruz. Çarşıda çalışmaya başlanlara işe girerken bu dehlizlerin yerini kimselere söylemeyeceklerine dair yemin ettiriliyor. Bu dehlizlere giren bir daha geri dönmüyor, dönenler ise akli dengesini yitiriyormuş.2012’de James Bond’un Skyfall filmine de evsahipliği yapan çarşı, şehre gelen turistlerin uğrak noktalarından.

Nuruosmaniye Camii

Nuruosmaniye Camii
Nuruosmaniye Camii

 Camii’nin yapımı Sultan 1.Mahmut’un emriyle 1748’de başlamış ve 1755 yılında bitmiş. Mimarı Mustafa Mahmut Ağa. Camiiyi, barok üslupta yapmış. Klasik üsluptan tamamen ayrı bir karakter taşıyor. Özellikle yarım daire şeklindeki avlusu, bunu ortaya koyuyor.  Cami, bu özelliğiyle Osmanlı mimarisinin yeni üslubunun, ilk büyük ve mühim eseri konumunda.

 Cami; medrese, kütüphane, imaret, sebil, türbe ve çeşmeyle civarındaki dükkanlar ve hanlardan meydana gelen bir külliye. Kütüphanesi, çok değerli el yazması kitaplarla dolu.  Cami, yüksek bir kaide üzerinde inşa edilmiş. Kare planlı olup,mihrabı dışarı çıkıntılı.Yüksek ve geniş çaplı kubbe, yan duvarlardaki büyük kemerlere oturuyor. Camii’nin içi de oldukça güzel ve gösterişli. Mihrabın ve minberin üslubu Barok. Bu rotada ihmal edilmeden gezilmesi gereken eserlerden.

Mekan Tavsiyeleri

Hüsnü Ala Cafe

Hüsnü Ala Cafe
Hüsnü Ala Cafe

 

Bir gezi rehberi deyince aklımıza sadece bölgedeki eserler değil restoran ve kafeler de gelir değil mi ? 🙂  . Bu rotamızda önereceğim ilk mekan Hüsnü Ala Cafe Mimar Sinan Türbesi’nin hemen yanındaki Fetva Yokuşu’nda yer alıyor. Bu mekanın İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip olduğunu biliyorduk. Süleymaniye Camii’ni keşfettikten sonra bir kahve molası için uğradık. Manzarası çok güzel. Bütün Haliç ayaklarınızın altında adeta. Damla Sakızlı Türk Kahvesi’de ortalamanın üstünde bir lezzet bıraktı damağımızda. Fiyatlar ortalamanın bir tık üstünde. Rotayı gezerken çay-kahve molası için tercih edebilirsiniz.  

Erçelik Büryan

Erçağ Büryan
Erçağ Büryan

 

 Fatih Kadınlar Pazarı’ndaki Büryancıların içerisindeki en iyilerden biri. Servisi hızlı. Nar eksişi gayet güzel. Büryanı mis gibi taze pidelerin arasında geliyor. Etin lezzeti damaklarda bir bayram havası estiriyor adeta. Fiyatlar da gayet uygun. Leziz bir öğle yemeği için şiddetle tavsiye ederim. 

Hafız Mustafa

Hafız Mustafa
Hafız Mustafa

İstanbul’da şerbetli tatlılar için tavsiye ettiğimiz birkaç mekandan biri. Divanyolu’ndan Sultanahmet’e inerken sol tarafta yer alıyor. Burada tavsiyemiz havuç dilimli baklava olacak. Özellikle arasına dondurma konulunca tadı daha bir enfes hale geliyor. Baklavanın hamuru ince, fıstığı bol, şerbeti ise tam kıvamında. Yorucu bir turdan sonraki tatlı keyfi için mutlaka tercih etmelisiniz.

Süleymaniye-Vefa-Kapalıçarşı’ya Nasıl Gidlir ?

 Rotaya ulaşmak için bir çok alternatif var. Metroyu tercih edecekseniz Vezneciler durağında inerek aşağaı doğru yürüyerek Süleymaniye’ye ulaşabilirsiniz. Tramvayı tercih edecekseniz de Laleli durağında inerek 5 dakikalık bir yürüyüşle yine Veznecilere ulaşabilirsiniz. Eğer yürüyecekseniz Eminönü/Mercan yokuşundan tırmanarak Süleymaniye’ye ulaşabilirsiniz.

İstanbul’un en güzel camilerini anlattığım şu yazıma da bir göz atın derim  https://newloggers.com/2018/06/06/istanbulun-en-guzel-10-camisi/