gezi, KEŞİF

İstanbul’daki En Güzel 10 Camii-2

İstanbul’un en güzel 10 camiisi

Merhaba. Mübarek Ramazan ayını yaşadığımız bu günlerde, şehirlerdeki kutsal mekanları ziyaret etmek oldukça önemli. İstanbul bu açıdan oldukça zengin bir kent. Geçtiğimiz senelerde İstanbul’daki en güzel 10 Camii listesi oluşturmuştum. Bu yazımda seriyi devam ettirmek istedim. Herkese keyifli okumalar ve hayırlı Ramazanlar.

1-Ayasofya Camii

Ayasofya Camii Üst Galerinin manzarası

Ayasofya Camii tüm ihtişamıyla İstanbul’un hatta dünyanın en güzel  yapılarından biri. İsmi  kutsal bilgelik anlamına geliyor. Fatih Sultan Mehmet’in kılıç hakkı ve Osmanlının Camii-i Kebir’i olan Ayasofya, kilise olarak inşa edilmiş. Günümüzdeki Ayasofya 3.Ayasofya aslında.İlk Ayasofya’nın inşasına 337 yılında İstanbul’u Roma’nın başkenti ilan eden ve Hristiyanlığı resmi din olarak kabul eden  imparator 1.Costantin tarafından başlanmış ve 360 yılında oğlu 2.Costantin döneminde tamamlanmış. Ahşap çatılı olan yapı bir isyan sırasında yanmış. İkinci Ayasofya 415 yılında İmparator Theodosius tarafından yaptırılmış. Lakin 532’deki Nika ayaklanması sırasında isyancılar tarafından yakılıp yıkılmış. Üçüncü Ayasofya ise İmparator Justinanus’un emriyle mimarlar Antemios ve İsadoros tarafından 537’de yapılmış.

Fotoğrafta gördüğünüz kalın minareler,Mimar Sinan tarafından kubbeyi desteklemek için yapılmış.

Fatih Sultan Mehmet’in önderliğindeki Osmanlı Ordusu 29 Mayıs 1453’te şehri fethedince, yapı camiiye dönüştürülmüş. Ayasofya Camii’nin 4 adet minaresi bulunuyor. Bunların tuğla renginde olanı Fatih, hemen arkasındaki oğlu 2.Beyazıt, sağındaki 2 kalın minare de 2.Selim döneminde yapılmış. Bu 2 kalın minare dış cephedeki fil ayakları, Mimar Sinan tarafından yapıyı koruma amacıyla yapılmış.Zira ilk inşasından beri sıkıntılı bir yapı olan Ayasofya Camii’nin kubbesi defalarca çökmüş. Bu sebepten, Osmanlı döneminde birkaç kez kapsamlı restorasyon geçirmiş.

Kubbede Nur Suresi’nin 35.Ayeti yer alıyor. Dev levhalarda ise Allah cc,Hz Muhammed, 4 halife ve peygmberimizin torunları Hasan ve Hüseyin’in isimleri yazıyor.

Camiinin içerisinde girdiğimizde ilk görmemiz gereken, Nur Suresi 35.Ayet’in işlendiği ihtişamlı kubbesi. Kubbenin yüksekliği 55.6 metre,çapı ise kuzey-güney yönünde 31,80,doğu-batı yönünde 30.86 metre.Kubbenin 4 yanında serafim melekleri yer alıyor. Meleklerden birinin yüzü Fossatti restorasyonları sırasında açılmış. Yine Apsis’te,( kilise döneminde doğu yönündeki ibadet alanı), bugün çekilen örtülerden dolayı görülmeyen Meryem Ana ve Çocuk İsa figürü var. Bu figürün sağında elinde dünya küresini tutan baş melek Cebrail as yer alıyor. Camiideki en etkileyici unsurlar ise Sultan Abdülmecid döneminde yapılan,Kazasker Mustafa İzzet’in yazdığı 7.5 metre çapındaki metal levhalar. Levhalarda Allah cc, Hz.Muhammed,4 halife ve peygamberimizin torunları Hasan-Hüseyin’in isimleri yer almakta. Görülmesi gereken diğer önemli öğeler ise Sultan 3.Murat’ın yaptırdığı minber ve müezzin mahfili, Sultan 3.Ahmet’in hünkar mahfili,mihrabın her iki yanında yer alıp Kanuni tarafından Macaristan’dan getirilen dev şamdanlar ve Sultan 1.Mahmut’un yaptırdığı kütüphanenin Ya Fettah şeklindeki enfes kapı tokmağı.

Ayasofya Camii anlat anlat bitmez.Birçok gizli sembolü de bünyesinde barındırıyor. Bunları anlattığım videoyu bu linke tıklayarak izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=rBYIjmswles

2-Yeni Camii

Yeni Camii Osmanlı hanedanının yaptığı son büyük camii

İstanbul’daki en güzel camiilerden bir diğeri Eminönü’nde yer alan Yeni Camii. Camii Osmanlı hanedanı tarafından yaptırılan son büyük camii olma özelliğini taşıyor. Yapımı 1597’de Sultan 3.Murad’ın eşi Safiye Sultan’ın emriyle başlamış. Tamamlanması ise 1665’te Sultan 4.Mehmet döneminde annesi Hatice Turhan Sultan’ın çaba ve bağışlarıyla mümkün olmuş. Bu bağlamda Osmanlı’da yapımı en uzun süren camii ünvanını da kazanmış.İnşası hayli masraflı olup ek vergiler gerektirince, halk arasında Zulmiye olarak da anılmış.

Camiinin mimarları inşaya başlayan Mimar Davut Ağa ve tamamlayan Mimar Dalgıç Ahmet Ağa. Camiideki kubbe yüksekliği vurgusu oldukça önemli..Bu anlamda Mimar Sinan’ın Şehzadebaşı’nda ve Sedefkar Mehmet Ağa’nın Sultanahmet’te kullandığı kubbe yapıları esas alınmış. Fakat kubbeninin piramit tarzı yükselmesi kendine has bir özellik taşıyor. Üçer şerefeye sahip 2 minaresi olan camiinin kubbesi dışarıdan 36 m, içeriden 17.m yüksekliğinde. 4 yarım kubbe ile desteklenen ana kubbe 4 fil ayağı üzerine oturmuş. Çini işlerinin güzelliği ile ön plana çıkan camii, valide sultan türbesi, hünkar mahfili,çeşmesi sebili ve Mısır Çarşısı ile bir kompleks meydana getiriyor. İlk yapıldığı dönem lebi derya olsa da, zamanla denizin doldurulmasıyla biraz içerde kalmış.

3-Kalenderhane Camii

Kalenderhane Camii Fetihten sona camiiye dönüştürülen önemli yapılardan

Kalenderhane Camii 12. yüzyılda kilise olarak (Aziz Akateleptos Kilisesi) inşa edilmiş. Bizans mimari geleneğine bağlı olarak kare içinde haç planlı bir plana sahip.Daha önce çeşitli nedenlerden dolayı zarar görmüş. En son yapı Komnenos hanedanı tarafından 12.yüzyılda yaptırılmış. Latin İstilasında İtalyanlara tahsis edilmiş. Bu esnada yan nefler yıkılmış, Fransisken Mezhebinin kurucusu Aziz Francesco adına freskler yapılmış.

Yapı İstanbul’un fethinden sonra Kalenderhane dervişlerine tahsis edilmiş. 18. yüzyılda Darüssade Ağası Beşirağa tarafından tamir ettirilerek camiye çevrilmiş. Vakfiyesinde yapının medrese ve yetimler için yemekhane olarak kullanıldığı yazıyor.1930 yılındaki bir fırtınada büyük hasar görmüş ve minaresi yıkılmış. 1966-1972 yılları arasında İtü ve Harvard Üniversiteleri işbirliği ile restore edilmiş ve tekrar ibadete açılmış.

4- Gül Camii

Gül Camii’nin ismiyle alakalı 2 ayrı görüş var.

Gül Camii Bizans Imparatoru 1. Basileos tarafindan 9.yuzyilda kilise olarak inşa ettirilmiş. Ayasofya’daki Isa ikonasinin indirilmesini engellemeye çalışan Thedosia adlı bir kadın bu hareketinden dolayı öldürülmüş. Daha sonra azize ilan edilerek cesedinin kalıntıları bu kiliseye konmuş. O yüzden Hagia Thedosia Kilisesi olarak ta anılmış.İstanbul’un fethi esnasında şehirleri için dua eden Bizans halkı burada toplanarak bütün yapıyı gülle donatmiş. Yapıya giren Osmanlı askerleri bu manzara karşısında şaşkına dönmuş. İkinci bir iddia da halk burada Gül Baba adlı bir evliyanın yattığına inanması. Yapı 1489’da Sultan 2.Beyazıd döneminde camiye çevrilmiş ve adı Gül Camii olmuş.

5- Zeyrek Camii

Zeyrek Camii fetihten sonra kurulan ilk medreseye ev sahipliği yapmış

Zeyrek Camii. Yapı Bizans İmparatorluğu’nun en büyük manastırlarından olan Pantokrator Manastırıymış. İmparator 2.Ioannes Komnenos’un eşi İmparatoriçe Eirene tarafından 1136 yılında yaptırılmış. İstanbul’un Fethinden sonra yapı Camii’ye çevrilmiş Adını bünyesinde kurulan medresede görev yapan ilk muderris (öğretmen ) Molla Zeyrek Mehmet Efendi’den almış.Camii’nin hemen yakınında bir de sarnıç bulunuyor. Efsaneye göre bu sarnıçta cadılar yaşar ve her gece şehirde dolaşıp korku salarlarmış. Ayrıca camii yakınlarında yıllardır açıklanamayan çığlık sesleri duyuluyor.

Zeyrek Camii’nin bugün park olan arazisi geçmişte ahır olarak kullanılıyormuş. Ahırın içinde oldukça korkutucu bir su kuyusu bulunuyormuş. Hatta denilene göre bu kuyunun altında bir de mahzen bulunuyormuş. Eskiden buraya hayvanlarını bağlamaya gelenler oldukça çekinirmiş. Nedeni ise geceleyin burada korkunç çığlıkların duyulmasıymış. Günümüzde burası park olmasına rağmen bu çığlıkların hala duyulduğu söyleniyor.

Zeyrek ile ilgili bir efsane daha var. Camii’nin hemen yanında bulunan Sarnıçta konsolos denilen cadılar yaşarmış. Kisin zemheri gecelerinde bu cadılar mağaralarından çıkarak at arabalarına biner, şehri dolaşır ve seher vakti dönerek sarnıçta kaybolurlarmış.

6- Fenari İsa Camii

Fetih’ten sonra camiiye dönüştürülen yapı,son Bizans hanedanaının mezar şapeliymiş

İstanbul’daki en güzel camiiler listemizde ilermelemeye devam ediyoruz.Şimdiki durağımız,Fenari İsa Camii. Fatih ile Çapa semtlerinin arasında, Vatan Caddesi’nin kenarında yer alıyor. İmparator VI. Leon zamanında donanma komutanı olan Konstantin Lips’in kurduğu manastırın kilisesi olarak 907 yılında inşa edilmiş ve Hz. Meryem’e adanmış. Zamanla yapıya bazı eklemeler yapılmış ve Palaiologos hanedanının mezar yeri olarak düzenlenmiş. 1303’te İmparatoriçe Theodora, 1306’da oğlu Konstantinos ve 1332’de II. Andronikos ta buraya defnedilmiş. Bizans’ın son dönemlerinde oldukça önemli bir dini merkez olan yapı, Hz.Meryem’in doğum günü yortusunda bütün saray erkanının toplanma mekanı oluyormuş. Sultan 2.Beyazıt zamanında Kazaasker Alaaddin Ali Efendi tarafından camii’ye çevrilmiş. Rivayete göre Bizans’ın ve Osmanlı’nın gizli belgeleri buradaki bir mahzende saklanıyormuş.

7- Eyüp Sultan Camii

Eyüp Sultan Camii ismini Hz.Muhammed’e evini açan Ebu Eyüp el-Ensari’den alıyor

İstanbul’daki en güzel, manevi atmosferi en yüksek camiilerden biri Eyüp Sultan Camii. Camii hem Hz.Muhammed’i evinde misafir etmiş, İstanbul’un fethine ( Emevi ordularıyla)katılmış Ebu Eyüp el-Ensari’nin türbesini barındırması , hem de Osmanlı Padişahlarının kılıç kuşanma mekanı olmasıyla oldukça önemli. İstanbul’un fethinden 5 yıl sonra 1458’de,Fatih’in hocası Akşemseddin’in el-Ensari’nin mezarının bulmasının ardından,buraya bir külliye inşa edilmiş.

Eyüp Sultan haziresi pek çok önemli ismin mezarını bünyesinde barındırıyor. Sokollu Mehmet Paşa Türbesi

Camiinin 2 şerefeli 2 minaresi bulunuyor. Dikdörtgen planlı camiinin kubbesi 17.5 metre çapında ve mihrabı çıkıntılı. Minareler ilk yapıldığı dönem nispeten daha kısaymış. 18. yüzyılda Sultan III.Ahmet döneminde bugünkü haliyle inşa edilmiş. 1766 depreminde ciddi zarar gören camii,Sultan III.Selim’in emriyle minareler dışında tekrar inşa edilmiş. 1823’te Haliç tarafındaki minare yıldırım düşmesi sonucu zarar görünce, Sultan 2.Mahmut döneminde tekrar inşa edilmiş. Külliye kutisiyeti sebebiyle pek çok önemli ismin kabrine de ev sahipliği yapıyor. Sultan V.Mehmet,Adile Sultan,Mihrişah SultanSokollu Mehmet Paşa,Siyavuş Paşa, Lala Mustafa Paşa bunlardan başlıcaları.

8- Kılıç Ali Paşa Camii

Mimar Sinan Camiiyi inşa ederken Ayasofya’nın planını esas almış

Tophane Meydanı’nda yer alan Kılıç Ali Paşa Camii, 1581 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş. Koca Sinan’ın son eserlerinden biri olan camii, camii,hamam,medrese ve sebilden oluşan külliyenin bir parçası. Camii  İtalyan asıllı Balıkçı bir ailenin oğlu olan ve Napoli’ye papaz olmak için giderken Cezayirli korsanlar tarafından yakalanarak Turgut Reis’e getirilen Luka Galani. Galani daha sonra müslüman olmuş ve Kılıç Ali adını alarak Kaptan_ı Derya rütbesine kadar yükselmiş. Rivayete göre Kılıç Ali Paşa Padişah 3.Murat’tan camii yaptırmak için bir yer istemiş.Padişah ta kaptan-ı derya olduğu için camiiyi denize yaptırmasını söylemiş. Paşa da denizi doldurarak camiyi inşa ettirmiş. Ayasofya’nın planının geliştirilmiş bir örneği olan camii, dikdörtgen biçiminde ve pencere üstleri çinilerle süslü. Rivayete göre Osmanlı’ya esir düşen Ünlü Don Kişot romanının yazarı İspanyol Cervantes bu caminin inşaatında çalışmış.

9- Yıldız Hamidiye Camii

Camii Sultan 2.Abdülhamid’in Cuma selamlıkları için inşa edilmiş

İstanbul’daki en güzel camiilerden biri de, Yıldız Hamidiye Camii.Camii Yıldız Sarayı girişine çıkan yokuşun sağ tarafında yer alıyor. Saraydan uzaklaşmak istemeyen Sultan 2.Abdülhamid Han’ın Cuma selamlıkları için 1881-1885 yılları arasında yaptırmış. Mimarı Sarkis Balyan olarak gözükse de, Dolmbahçe Sarayı’ndaki arşiv kayıtlarına göre Rum mimar Nikolaidis Jelpulyo’dur.

Camii Neo-Gotik ve Oryantalist üsluba sahip. Normalde Selatin yani sultanların inşa ettirdiği camiler 2 minarelidir. Burada tek minare ve tek şerefe yer alıyor. Dikdörtgen yapılı camii 16 penceresiyle oldukça iyi ışık alan,aydınlık bir mekan olarak göze çarpıyor. Marangozlukta oldukça mahir olan Sultan 2.Abdülhamid, hünkar mahfilinin kafes kısmını bizzat kendisi yapmış. Camii 21 Temmuz 1905’teki Cuma selamlığı çıkışı sultana karşı tertiplenen mehşur suikastin gerçekleştiği yer. Düzenekleri İsviçre’den parça parça getirilip,Belçikalı suikastçi Edward Jorris tarafından hazırlanan bomba düzeneği oldukça etkili olmuş. Sultan namaz çıkışı Şeyhülislam Hâlidefendizâde Cemâleddin Efendi ile beklenenden daha uzun konuşmuş. Bu sayede kurtulmuş. Lakin o gün alandaki 26 kişi ölmüş, 58 kişi de yaralanmış.

10- Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii

Üryanizade Camii enfes bir boğaz manzarasına sahip

İstanbul’daki en güzel camiiler listemizde son durağımız Kuzguncuk’taki Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii. Boğaza nazır yapıdaki camii muhteşem bir manzaraya sahip. Dikdörtgen planlı olan camiinin yapı malzemesi ahşap.1860 yılında, rivayetlere göre 40 günde yapılmış. Minaresi de ahşap ve tek şerefeli. 2013 yılında restorasyon geçiren camii, 2017 yılında tekrar ibadete açılmış.

Serinin birinci yazısını aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

https://newloggers.com/2018/06/06/istanbuldaki-en-guzel-10-camii/

gezi, KEŞİF, İstanbul

Topkapı Sarayı’nda Gözden Kaçırmamanız Gereken 8 Nokta

Topkapı Sarayı 2.Avlunun Girişindeki Babüsselam Kapısı ( Orta Kapı)

Merhaba 🙂 2.5 aylık bir aranın ardından tekrar karşınızdayım 🙂 Bugün size Topkapı Sarayı’nda çok dikkat edilmeyen,ama ziyaretlerinizde mutlaka görmeniz gereken entresan yerlerden bahsedeceğim. Haydi vakit kaybetmeden keşfetmeye başlayalım 😉

Okumaya devam et “Topkapı Sarayı’nda Gözden Kaçırmamanız Gereken 8 Nokta”
English, Genel, MEKAN, İstanbul

TASTE STOPS OF İSTANBUL-1

Taste Stops of İstanbul 

İstanbul hosts hundreds of thousands of local and foreign tourists every year. Personally, it is my favorite city to live and visit since my childhood. İstanbul has many details waiting to be discovered. So, you need to visit it again and again. While discovering this beautiful city that smells of history, discovering its taste stops is a must. Or your discovery is incomplete. I made a list for you so that you can discover these unique tastes. İf you’re ready, then let’s start 🙂

Hocapaşa Pidecisi

Hocapaşa Pidecisi
Hocapaşa Pidecisi

Our first stop is Hocapaşa Pidecisi (pita restaurant), located in the Historical Hocapaşa Bazaar. İf you want to take a pita feast accompanied by Eminönü’s unique atmosphere that drags people into the depths of history, you’re in the right place 🙂 The prices are a bit expensive, it is worth the pleasure. The menu is quite varied and the pitas are also in full consistency. Prices changes between 14-25 Turkish Lira. I especially recommend the bacon-crusted pita here.

Address : Hocapaşa Mahallesi, Hocapaşa Sokak, No 11, Fatih, İstanbul

Meşhur Tahtakale Pilavcısı 

Meşhur Tahtakale Pilavcısı
Meşhur Tahtakale Pilavcısı

Our next stop is the famous Tahtakele Pilavcısı ( pilaf restaurant). Well, you made your shopping in Tahtakale and you’re tired. You need energy, and you’re hungry. You also wanna eat delicious food at a reasonable price. Then go directly to Tahtakale Pilavcısı. Do not waste your time 🙂 The prices are reasonable. The portion of plain rice 3 TL and the portion of chicken rice is 4 TL. I highly recommend the chicken rice. Add some black pepper and make it more delicious 😉

Address: Rüstem Paşa Mahallesi, Cömerttürk Sokak, No 2/A, Fatih, İstanbul

Dürümcü Raif Usta

Dürümcü Raif Usta
Dürümcü Raif Usta

Our current stop is tailor-made for lovers of wraps 🙂 Dürümcü ( wrap chef) Raif Usta( chef), who makes a difference with his delicious wraps, is the best wrap chef in İstanbul for me. İt is a nice place next to Mahmut Paşa Mosque. The chicken shish served in pita bread is really delicious. The price is 12 TL. I definitely say not to miss it 😉

Address: Molla Fenari Mahallesi, Vezirhanı Caddesi, No 65/A, Fatih, İstanbul

Meşhur Dönerci Hacı Osman

Meşhur Dönerci Hacı Osman
Meşhur Dönerci Hacı Osman

Our current stop is Meşhur( famous) Dönerci( döner kebab chef), Hacı Osman. İt is a very nice and charming place right next to the campus of İstanbul University. I can say that I ate the best doner kebab in Istanbul here. Prices are moderate. Half a loaf of bread doner is 8 TL.

Address: Mercan Mahallesi, Fuatpaşa Caddesi, No 16/A, Fatih, İstanbul

Hacı Şerif

Hacı Şerif
Hacı Şerif

Now, it’s time to enjoy the dessert 🙂 İf you want to crown your tour of the historical peninsula with an exquisite dessert pleasure, don’t pass by Hacı Şerif, which is famous for its light but delicious ice creamed semolina halva. The prices are cheap. Only 4.5-5 TL. You won’t surely regret to try 😉

Address: Hobyar Mahallesi, Yeni Cami Caddesi, No 19, Fatih, İstanbul

Hafız Mustafa

Hafız Mustafa
Hafız Mustafa

The second place I could recommend for dessert pleasure is Hafız Mustafa. İt has lots of branches in İstanbul. This one is located in Sirkeci. İt has its own stylish and quality. Halep ( Aleppo) Burma Kadayıf (a shredded wheat dessert with pistachio filling )is quite delicious. Plenty of pistachios used. The ingredients are not stolen by the chef 🙂 Sherbet is not too rich. The price is 14 TL. I say don’t miss this unique taste 😉

Address: Hobyar Mahallesi, Hamidiye Caddesi, No 20/C, Fatih, İstanbul

Kahve Dünyası

Kahve Dünyası
Kahve Dünyası

We traveled around the historical peninsula. We tasted delicious food and desserts. Now, it’s time to enjoy coffee and dive into a conversation. For that,  I will recommend two places. Our first stop is Kahve Dünyası. Whenever I have coffee here, I feel like enjoying coffee in a stylish cafe in London and Paris. The vanilla flavored latte is delicious. You should definitely try it 🙂

Address: Molla Fenari Mahallesi, Nur-u Osmaniye Caddesi, No 47, Fatih, İstanbul

Coffeetopia 

Coffeetopia
Coffeetopia

Our second stop for coffee pleasure is the award-winner Coffeetopia. it is ideal for enjoying coffee with its peaceful location. I recommend it’s gummy Turkish coffee. You can also try the lemon cheesecake here.

Address: Hobyar Mahallesi, Arpacılar Caddesi, No 8, Fatih, İstanbul.





In order to discover Hagia Sophia Mosque ,which could be the most interesting step of your journey, click the link and let’s reveal the Its secrets together 😉 https://newloggers.com/2020/02/24/the-secret-symbols-of-hagia-sophia/